Şaban Piriş
Allah’ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir insanın, bütün bunlardan sonra: Allah’ı bırakıp, benim kullarım olun, demesi mümkün değildir. Fakat: "Kitabı öğrettiğinize, okuduğunuza göre Rabbani kul olunuz, der.
Muhtasar Kur'an-ı Kerim Tefsiri
Allah, kendi katından bir kimseye indirilmiş bir kitap verdikten, onu ilim ve anlayış ile rızıklandırdıktan ve kendisini peygamber olarak seçtikten sonra o kimsenin,’’ Allah’ı bırakıp, benim kullarım olun’’ demesi doğru değildir. Fakat, onlara şöyle der: "Kitabı ezberleyerek ve anlayarak ders verdiniz, insanlara indirilmiş olan kitabı öğretmeniz sebebiyle ilimleriyle amel eden âlimler, terbiye ve ıslah eden kimseler olun."
Diyanet Vakfı Meal
Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.
Kuran Yolu
Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik vermesinden sonra hiçbir insanın kalkıp insanlara “Allah’ı bırakıp bana kul olun” demesi düşünülemez. Aksine “Öğretmekte olduğunuz kitap ve yapmakta olduğunuz incelemeler gereğince rabbin halis kulları olun!” der.
Ali Fikri Yavuz
Beşerden hiç kimseye yakışmaz ki, Allah ona kitap versin, anlayış versin, peygamberlik versin de sonra insanlara şöyle desin; "- Allah’ı bırakıp bana kul olun". Fakat öğretmekte ve ders alıp vermekte olduğunuz kitap sayesinde, bildiği ile amel eden âlimlerden olun der.
Bekir Sadak
Allah’in kendisine Kitab’i hukmu, peygamberligi verdigi insanogluna: «Allah’i birakip bana kulluk edin» demek yarasmaz, fakat: «Kitabi ogrettiginize, okudugunuza gore Rabb’e kul olun» demek yarasir.
Celal Yıldırım
Hiç bir insana uygun olmaz, yakışık düşmez ki, Allah ona kitap versin, hüküm ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara : «Allah’ı bırakıp bana kul olun !» desin. Ama : «Kitabı öğrenip öğrettiğinize ve ders verdiğinize göre öğretici, eğitici ve bilginizle amel edici olun !» der..
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkıp insanlara: «Allah’ı bırakıp bana kul olun.» demesi yakışmaz. Fakat onun: «Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb’e halis kullar olun» (demesi uygundur).
Hasan Basri Çantay
Beşerden hiç bir kimseye yakışmaz ki Allah kendisine Kitabı, hükmü ve peygamberliği versin de sonra o, insanlara: «Allahı bırakıb da (gelin) bana kul olun.» desin. Fakat o, «öğretmekde ve okuyub okutmakda olduğunuz Kitab sayesinde Rabbaniler olun» (der).
Hayrat Neşriyat
Bir insan için, Allah ona kitab, hikmet ve peygamberlik versin de, sonra (o kimse)insanlara: `Allah`ı bırakıp bana kul olun!` desin, (bu) olur şey değildir; fakat (bir peygamber ancak şöyle der): `(Öğrenip) öğretmekte ve oku(yup, okut)makta olduğunuz Kitab sâyesinde Rabbânî (ilim ve ihlâsla kulluk ederek Rabbe mensûb olan kimse)ler olun!`
İbn-i Kesir
Hiç bir insana yakışmaz ki; Allah, kendisine kitabı, hükmü ve peygamberliği versinde sonra o, insanlara: Allah’ı bırakıp bana kullar olun, desin. Fakat: Kitabı okuyup öğrettiğinize göre Rabb’a kul olun, demek yaraşır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hiç bir beşer için sahih değildir ki, Allah Teâlâ ona kitap, hüküm ve nübüvvet versin de sonra o nâsa, «Allah’tan berî de bana kul olunuz,» deyiversin. Fakat, «Öğrettiğiniz ve ders alıp verdiğiniz şey sebebiyle Rabbanîler olunuz,» der.
Seyyid Kutub
Hiçbir insana yakışmaz ki kendisine kitap, yetki ve peygamberlik verildikten sonra insanlara dönsün de Allah’ı bırakarak bana kul olunuz’ desin; tersine ona yakışan söz; ’Okuyup öğrendiğiniz bu kitap gereğince Allah ’a kul olmayı benimseyiniz’ demektir.
Suat Yıldırım
Allah’ın kendisine kitap, hüküm ve nübüvvet verdiği hiçbir insanın kalkıp da halka: "Allah’ın yanı sıra bana da kul olun." deme yetkisi yoktur. Lâkin o insanlara: "Öğretmekte ve okuyup okutmakta olduğunuz kitap sayesinde rabbanî olun." der.