32. De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.
32. De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.
﴿٣٢﴾
Onlara de ki: Allah'a ve sizlere emretmiş olduğu tevhid hususunda peygambere itâat ediniz. Eğer dönerlerse, tâattan yüz çevirirlerse şüphe yok ki, Allahü teâlâ kâfirleri sevmez. Burada zamirin yerine zâhir ismi (Kâfirin lâfzını) ikâme etmek vardır. (aslında) “Onları sevmez “ demektir. Bu da “Onlara azap eder “mânâsını ifade etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: Allah’a ve Rasûlüne itaat edin! Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.
Ey Peygamber! De ki: Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak Allah’a ve resulüne itaat edin! Eğer bundan yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kendi emrine ve resulünün emrine muhalefet etmeleri sebebiyle kâfirleri sevmez.
De ki: Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.
De ki: “Allah’a ve resule itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.
Yine de ki: "- Allah’a ve Peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kâfirleri sevmez.
De ki: «Allah’a ve peygambere itaat edin". Yuz cevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez.
De ki: Allah’a ve Peygamberine itaat edin ; eğer yüz çevirirseniz şüphesiz ki Allah kâfirleri sevmez.
De ki, Allah’a ve Peygamber’e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
De ki: «Allaha ve o peygambere itaat edin». Eğer yüz çevirirlerse şübhesiz ki Allah da o kâfirleri sevmez..
De ki: `Allah`a ve peygambere itâat edin!` Buna rağmen yüz çevirirlerse, hiç şübhesiz Allah, kâfirleri sevmez.
Allah’a ve peygamberlere itaat edin, de. Şayet yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah, kafirleri sevmez.
De ki: «Allah Teâlâ’ya ve Peygambere itaat ediniz, eğer iraz ederlerse şüphe yok ki Allah Teâlâ kâfirleri sevmez.»
De ki; :’Allah’a ve peygambere itaat ediniz.’ Eğer bu çağrıya sırt çevirirlerse hiç şüphesiz Allah kafirleri sevmez.
De ki: "Allah’a ve Resulullaha itaat ediniz. Şayet yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez."
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)