102. Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.
102. Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.
﴿١٠٢﴾
Ey îman etmiş olanlar! Allahü teâlâ'ya ona itâat edilip âsi olunmaması, şükredilip ona nankörlük yapılmaması, hatırlanıp unutulmaması ile bi-hakkın takva ile ittikada (korku hâli içinde) bulununuz. Sahâbeyi Kiram da buyurdular ki, “ Buna kimin gücü yeter. “Ve böylece bu âyet“ Allah'tan gücünüz yettiğince ittikada bulununuz “ âyetiyle nesholundu. Ve siz ancak müslümanlar, muvahhidler olduğunuz hâlde vefat ediniz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ey iman edenler! Allah’tan gerektiği gibi sakının ve yalnızca müslümanlar olarak can verin.
Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Hakkıyla Rabbinizden korkun. Bu da ancak emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmak, nimetlerine şükretmek ile olur. Sizler bu hal üzere devam edin ve ölüm size gelene kadar dininize sımsıkı sarılın.
Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
Ey iman edenler! Allah’a karşı gereği gibi saygılı olun ve ancak Müslüman olarak can verin.
Ey müminler! Gerçek takvâya yaraştığı gibi, Allah’dan korkup sakının ve her halde müslüman olarak can verin.
Ey inananlar! Allah’tan, sakinilmasi gerektigi gibi sakinin, sizler ancak musluman olarak can verin.
Ey imân edenler! Allah’tan gerektiği gibi korkup (fenalıklardan, inkâra sapmaktan) sakının ve siz ancak Müslüman olarak can verin.
Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.
Ey îman edenler, Allahdan nasıl korkmak lazımsa öylece korkun. Sakın siz, müslümanlar (olmak)dan başka (bir sıfatla) can vermeyin.
Ey îmân edenler! Kendisinden nasıl sakınmak gerekiyorsa, Allah`dan öyle sakının ve siz ancak Müslüman kimseler olarak can verin!
Ey iman edenler; Allah’tan nasıl korkmak lazımsa öylece korkun. Ve her halde müslüman olarak can verin.
Ey imân etmiş olanlar! Allah Teâlâ’ya bihakkın takvâ ile ittikada bulununuz. Ve siz ancak müslümanlar olduğunuz halde vefat ediniz.
Ey müminler, Allah’tan gerektiği gibi korkunuz ve mutlaka müslüman olarak ölünüz.
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekirse öylece sakının! Ona lâyık olduğu tazimi gösterin ve ancak O’na teslim olan Müslüman olarak can verin!
Aynı konudaki âyetler: Bakara 132, Âl-i İmrân 193, A'râf 126, Yûsuf 101, Neml 18
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)