108. İşte bunlar Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz âyetlerdir. Allah, âlemlere hiç zulüm etmek istemez.
108. İşte bunlar Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz âyetlerdir. Allah, âlemlere hiç zulüm etmek istemez.
﴿١٠٨﴾
İşte, şu âyetler Allah'ın âyetleridir. Onları sana ey Resûlüm Muhammed! hak olarak okuyoruz. Ve Allahü teâlâ âlemlere suçsuz yere onları yakalamakla zulüm murad etmez.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte bu sana hakkıyla okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Allah hiç kimseye zulmetmek istemez.
-Ey Peygamber!- Allah'ın vaadini ve tehdidini içeren, haberlerinde doğru, hükümlerinde adaletli olan ayetlerini okuyoruz. Allah, alemlerdeki hiçbir kimseye zulmetmek istemez. Bilakis ona kendi eliyle kazandığından başka azap etmez.
İşte bunlar, Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz âyetleridir. Allah hiçbir kimseye haksızlık etmek istemez.
İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Bunları sana gerçek olarak okumaktayız. Allah hiçbir varlığa zulmedilmesini istemez.
Bunlar Allah’ın âyetleridir. Onları sana, hakkı yerine getirmek için vahy vasıtasıyla okuyoruz. Allah Tealâ âlemlere zulüm murad etmez.
Iste bunlar, sana dogru olarak okudugumuz Allah’in ayetleridir. Allah hickimseye zulmetmek istemez.
İşte bunlar sana hak ile okuduğumuz Allah’ın âyetleridir. Allah âlemlere herhangi bir haksızlıkta bulunmayı dileyecek de değil.
Bunlar Allah’ın, sana gerçek olarak okuyageldiğimiz, âyetleridir. Allah âlemlere hiçbir haksızlık etmek istemez.
(Bütün) bunlar Allahın — Hak (kın ikaamesine sebeb) olarak sana okuyageldiğimiz — âyetlerdir. Allah âlemlere hiçbir haksızlık etmek istemez.
(Ey Resûlüm!) Bunlar Allah`ın âyetleridir ki, onları sana hakkıyla okuyoruz. Ve Allah, âlemlere zulmetmek istemez.
Bunlar; Allah’ın ayetleridir. Onları sana hak olarak okuyoruz. Allah, alemlere zulmetmek istemez.
İşte bunlar Allah Teâlâ’nın âyetleridir. Onları sana hak olarak tilâvet ediyoruz. Allah Teâlâ ise âlemlere zulüm irâde buyurmaz.
Bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana hakk içerikli olarak okuyoruz. Allah kesinlikle alemlere zulmetmek istemez.
İşte bunlar Allah’ın âyetleridir ki hakkı gerçekleştirmen için biz onları sana okuyoruz. Çünkü şu kesindir ki, Allah insanlara zulmetmek istemez.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)