163. Onlar (insanlar) Allah'ın katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
163. Onlar (insanlar) Allah'ın katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
﴿١٦٣﴾
Onlar Allahü teâlâ'nın ındinde derece derecedirler. derece sahipleridirler. menzilleri değişik değişik olan zâtlardırlar. Şöyle ki, Allah'ın rızasına tâbi olan için sevab vardır. Gazâbına uğrayan için de azap vardır. Ve Allahü teâlâ yaptıkları şeyleri bi-hakkın görücüdür. Sonra onun karşılığında onları cezalandırıp karşılığını verecektir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah, (onların) yaptıklarını görmektedir.
Allah'ın katında dünya ve ahirette insanların makamları farklı farklıdır. Allah onların yaptıklarını görmektedir. Hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Herkese yaptığı amelin karşılığını verecektir.
Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
Onlar (Allah’ın rızasını arayanlar) Allah katında derece derecedir. Allah onların yaptıklarını görmektedir.
O emin kimseler, Allah katında derece derecedirler. Allah, emin ve hain kimselerin yaptıklarını hakkıyle görücüdür.
Onlar Allah katinda derece derecedir. Allah, islediklerini gormektedir.
Onlar Allah katında derece derecedirler (herkesin derecesi, inancı ve ameli nisbetindedir). Allah onların neler işlediklerini görüp bilendir.
Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
Onlar (Allahın rızasına tâbi olanlar) ise Allah indinde derece derecedir. Allah, (Emîn olanları da, hainlik edenleri de) ne yaparlarsa hakkıyle görücüdür.
Onlar Allah katında derece derecedirler. Allah ise, (onların) yapmakta olduklarını hakkıyla görendir.
Onlar, Allah katında derece derecedir. Allah yaptıklarını görendir.
Onlar Allah Teâlâ’nın indinde derece derecedirler. Ve Allah Teâlâ yaptıkları şeyleri hakkıyla görücüdür.
Onların Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah onların neler yaptıklarını görmektedir.
Rıza yolunu tutanlar Allah’ın huzurunda derece derecedirler. Allah insanların yaptığı her şeyi görür.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)