5. Şüphesiz yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.
5. Şüphesiz yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.
﴿٥﴾
Şüphe yok ki, Allahü teâlâ'ya ne yerde ne de gökte olan hiçbir şey, Allahü teâlâ. âlemdeki külli ve cüz'i her şeyi bildiği için gizli kalmaz. Özellikle yer ile göğü zikretti. Çünkü İnsan hissi bu ikisini aşamaz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz.
Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz. O'nun ilmi gizli ve açık her şeyi kuşatmıştır.
Şüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Kuşkusuz yerde olsun gökte olsun hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
Yerde ve gökte hiç bir şey kat’iyyen Allah’a gizli kalmaz.
suphesiz gokte ve yerde hicbir sey Allah’tan gizli kalmaz.
Şüphesiz ki, yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
Şu da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
Şübhe yok ki ne yerde, ne gökde hiç bir şey Allaha gizli kalmaz.
Şübhesiz ki ne yerde ne de gökte, hiçbir şey Allah`a gizli kalmaz!
Şüphesiz ki; gökte ve yerde hiç bir şey Allah’a gizli kalmaz.
Şüphe yok ki, Allah Teâlâ’ya ne yerde ve ne de gökte hiç bir şey gizli kalmaz.
Hiç şüphesiz, ne yerde ve ne gökteki hiçbir şey Allah için gizli değildir.
Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)