61. Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
61. Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.
﴿٦١﴾
Gerçekten o Îsa gökten inişiyle Kıyâmetin bilinen bir alametidir. Onun için sakın Kıyâmet hakkında şüphe etmeyin! Onlara de ki: Tevhid üzere bana tâbi olun! Size emretmekte olduğum bu şey doğru bir yoldur. Âyet-i kerîme’de geçen “ Temterune “ fiilinde cezimden dolayı ref nun'u, iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı da, zamir vav'ı hazfedilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Şüphesiz o (İsa), Kıyamet için bir ilimdir/delildir. O halde, Kıyamet'ten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Şüphesiz İsa, ahir zamanda indiği zaman kıyametin büyük alametlerinden birisidir. Bu itibarla sakın kıyamet gününden şüphe etmeyin, mutlaka gerçekleşecektir. Size Allah katından getirdiğime uyun. Çünkü size bu getirdiğim içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru bir yoldur.
Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopacağının) bilgisidir. Ondan hiç şüphe etmeyin ve bana uyun; çünkü bu, dosdoğru yoldur.
Bilin ki, o kıyamete ait bir bilgidir. Sakın ondan şüphe etmeyin ve bana tâbi olun. Bu dosdoğru yoldur.
Gerçekten o (İsa’nın nüzûlü), kıyamet için (yaklaştığını bildiren) bir beyandır, alâmettir. Onun için sakın o kıyametin geleceğinde şübhe etmeyin de benim şeriatime tâbi olun. İşte bu biricik doğru yoldur.
O kiyametin kopacagini bildirir; o saatin geleceginden suphe etmeyin, Bana uyun, bu dogru yoldur.
Ve şüphesiz O (İsâ veya Kur’ân), Kıyâmet’in kopuş saati için bir bilgidir. Artık siz, o saat hakkında şüphe etmeyin ; bana uyun. Dosdoğru yol da budur!
Gerçekten o, (İsâ’nın yere inişi) kıyâmetin yaklaştığını gösteren bir bilgidir. Sakın kıyâmet hakkında şüpheye düşmeyip, bana uyun, bu doğru yoldur.
Şüphesiz ki o, saat (in) ilmi (kendisiyle bilinenlerden) dir. Artık buna karşı sakın şüpheye düşmeyin. (Onlara de ki.) «Bana tâbi’ olun. (Sizi da’vet etdiğini) bu (yol) doğru bir yoldur».
Hâlbuki şübhesiz o, (Îsâ`nın âhir zamanda yeryüzüne gönderilişi), kıyâmet için elbette bir bilgi (bir alâmet)tir; sakın onda şübheye düşmeyin ve bana (şeriatime) tâbi` olun! Bu dosdoğru bir yoldur.
Şüphesiz ki o, saatın bilgisidir. O’ndan hiç şüphe etmeyin ve Bana tabi olun. İşte doğru yol.
Ve şüphe yok ki, o (Hazreti İsa) Kıyamet için bir bilgidir. Artık o Kıyamet hususunda bir şekke düşmeyin ve bana tâbi olunuz. Bir dosdoğru yol budur.
O kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir. O saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin, bana uyun. Doğru yol budur.
Gerçekten o, kıyamet için bir beyandır. Artık siz, o saatin geleceğinden hiç şüphe etmeyin de bana tâbi olun. Doğru yol budur.
Aynı konudaki âyetler: Fâtiha 6, Bakara 142, Bakara 213, Âl-i İmrân 51, Âl-i İmrân 101
Mekke döneminin ortalarinda, Sûrâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz besinci ayetinde geçen ve Allah’in, insana —lâyik oldugu takdirde— her türlü nîmeti vermeye kâdir olduguna isâret eden “zuhruf: altin, mücevher” kelimesinden almistir. 89 ayettir.