69. (Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."
69. (Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."
﴿٦٩﴾
Kendilerine şöyle denilir ”ey benim Kur’ân âyetlerime îman edip de müslüman olan kullarım, bugün size hiç bir korku yoktur. Siz mahzun da olmayacaksınız. Âyet-i kerîme’de geçen ”ellezîne-Amenü“ “İbad” kelimesinin sıfatıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ayetlerimize iman edenler ve teslim olanlar!
Onlar kendi resullerine indirilen Kur'an'a iman edenler, Kur'an'a boyun eğip emirlerine uyanlar ve yasaklarından da sakınanlardır.
Ey âyetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur. Sizler üzülmeyeceksiniz de.
Ey kullarım, âyetlerimize iman edenler ve emirlerimize boyun eğenler! O gün size korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceksiniz.
(Bunlar) o kimselerdir ki, ayetlerimize iman edib de (Allah’ın hükümlerine) boyun eğmişlerdi.
Bunlar, ayetlerimize inanmis ve kendilerini Bize vermislerdir.
O kullar ki, âyetlerimize inandılar ve (bize, buyruklarımıza) teslimiyet gösterdiler.
(68-69) Allah, takva sahiplerine şöyle nida eder: «Ey âyetlerimize imân edip müslüman olan kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz.
(68-69) Ey benim âyetlerime îman edib de müslüman olan kullarım, bugün size hiçbir korku yokdur. Siz mahzun da olmayacaksınız.
Onlar ki, âyetlerimize îmân ettiler ve Müslüman kimseler oldular.
Onlar ki; ayetlerimize iman etmiş ve müslüman olmuşlardır.
Öyle kullar ki, Bizim âyetlerimize imân ettiler ve müslüman oldular.
Onlar, ayetlerimize inanmış ve müslüman olmuş kullarımdı.
Ne mutlu onlara ki onlar, âyetlerimize inanmış ve Allah’a itaat etmişlerdir.
Mekke döneminin ortalarinda, Sûrâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz besinci ayetinde geçen ve Allah’in, insana —lâyik oldugu takdirde— her türlü nîmeti vermeye kâdir olduguna isâret eden “zuhruf: altin, mücevher” kelimesinden almistir. 89 ayettir.