27. "Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir."
27. "Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir."
﴿٢٧﴾
Ancak beni yaratan müstesna! Çünkü O, beni doğru yola erdirecektir. “
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ancak beni yaratan müstesna. Muhakkak O bana hidayet edecektir.
"Ancak beni yaratan Yüce Allah müstesna. Şüphesiz O, benim kendisinin dosdoğru dinine tabi olacağım ve dinimde bana faydalı olan doğru yolu gösterecektir."
Ben yalnız beni yaratana taparım. Çünkü O, beni doğru yola iletecektir.
Bir zaman İbrâhim babasına ve topluluğuna şöyle demişti: "Ben sizin taptıklarınızdan uzağım, beni yaratan başkadır (ancak O’na ibadet ederim). O bana doğru yolu gösterecektir."
Ancak beni yaratana taparım; çünkü O, beni hidayete erdirecektir."
(26-27) Ibrahim, babasina ve milletine demisti ki: «Beni yaratan haric, sizin taptiginiz seylerden uzagim. Beni dogru yola eristirecek olan suphesiz O’dur.»
(26-27) Hani bir vakit İbrahim, babasına ve kavmine dedi ki: «Hakikat ben, sizin taptıklarınızdan uzağım, onlarla bir ilişiğim yoktur. Ancak beni yoktan örneksiz yaratan (Rabbim) müstesna (ancak O’na taparım). Gerçek O, beni doğru yola eriştirecektir.
Ben ancak beni yaratana taparım. Şüphesiz ki O, beni doğru yola iletecektir.» dedi.
«(Fakat) beni yaratan (Allah) müstesna. Şübhe yok ki O, beni doğru yolda muvaffak edecekdir».
`Ancak beni yaratan müstesnâ; çünki şübhesiz O, beni hidâyete erdirecektir.`
Beni yaratan müstesna. Şüphesiz ki O; beni hidayete iletecektir.
«O beni yaratmış olan müstesna. Çünkü, o şüphesiz ki, beni doğru yola erdirecektir.»
Ben yalnız beni yaratana taparım. Çünkü O, bana doğru yolu gösterecektir.
(26-27) Bir vakit İbrâhim babasına ve halkına şöyle dedi: "Bilin ki ben sizin taptıklarınızdan her türlü ilişiği kestim. Ben ancak beni yaratana ibadet ederim. O bana yol gösterecektir."
Mekke döneminin ortalarinda, Sûrâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz besinci ayetinde geçen ve Allah’in, insana —lâyik oldugu takdirde— her türlü nîmeti vermeye kâdir olduguna isâret eden “zuhruf: altin, mücevher” kelimesinden almistir. 89 ayettir.