7. (Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
7. (Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
﴿٧﴾
Onlar, kendilerine gelen bir peygamberi senin kavmin seni alaya aldığı gibi mutlaka alaya alırlardı. Bu Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'i teselli etmek içindir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlara, hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Geçmiş ümmetlere Yüce Allah tarafından ne kadar peygamber geldi ise mutlaka onu alaya alırlardı.
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Kendilerine gelen her peygamber ile alay edip durdular.
Onlara her peygamber geldikçe, muhakkak onunla alay ederlerdi.
Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alirlardi.
Ama onlara ne kadar bir peygamber geldiyse, mutlaka onu alaya alıp eğlendiler.
Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Onlar da, kendilerine bir peygamber gelmeye dursun, ille onunla istihza ederlerdi.
Fakat onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
Kendilerine bir peygamber gelmeyedursun mutlaka onunla alay ederlerdi.
Onlara bir peygamber gelmiş olmazdı ki, illâ onunla istihzâ eder olmuşlardı.
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Onlara hiçbir nebî gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Mekke döneminin ortalarinda, Sûrâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz besinci ayetinde geçen ve Allah’in, insana —lâyik oldugu takdirde— her türlü nîmeti vermeye kâdir olduguna isâret eden “zuhruf: altin, mücevher” kelimesinden almistir. 89 ayettir.