55. Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
55. Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
﴿٥٥﴾
Sen hatırlat, Kur’ân la öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere, Allahü teâlâ'nın îman edeceklerini bildiği kimselere fayda verir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Öğüt ver! Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.
Onlardan yüz çevirmen, seni onlara öğüt vermekten ve hatırlatmalarda bulunmaktan alıkoymasın. Onlara öğüt ver ve hatırlat. Çünkü öğüt, Allah'a iman edenlere fayda verir.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.
Ama (alanlar için) öğüt vermeye devam et, zira öğüt inananlara fayda verir.
Sen, (Kur’an ile) öğüd ver çünkü öğüd ve nasihat müminlere fayda verir.
Ogut ver; dogrusu ogut inananlara fayda verir.
Ve sen öğüt vermeğe devam et. Çünkü gerçekten hatırlatmada bulunup öğüt vermek mü’minlere fayda verir.
Sen öğüt verip hatırlat. Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.
Sen (sâde Kur’an ile) va’z et. Çünkü şübhesiz öğüt mü’minlere fâide verir.
Yine de (Kur`ân ile) nasîhat et; çünki doğrusu nasîhat, mü`minlere fayda verir.
Sen, öğüt ver. Çünkü öğüt mü’minlere fayda verir.
Ve sen öğüt ver. Çünkü şüphe yok, öğüt mü’minlere faide verir.
Ancak yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak, mü’minlere fayda verir.
Bununla beraber yine de hatırlatıp öğüt ver! Zira gerçeği hatırlatıp nasihatte bulunma, inananlara ve inanacaklara fayda verir.
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Ahkâf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinde geçen ayni kelimeden almistir. 60 ayettir.