36. Zâten orada bir ev halkindan baska müslüman bulamadik.
36. Zâten orada bir ev halkindan baska müslüman bulamadik.
﴿٣٦﴾
Fakat orada bir evden başka müslümanlar dabulamadık. Bunlar da, Hazret-i Lût ile iki kızıydılar. Bunlar hem îman ile hem de İslâm ile mevsûfturlar. onlar, gönülleri ile tasdik eden, azaları ile de hayır ameller işleyen kimselerdi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Bu beldede bir ev halkından başka Müslüman bulamadık. Onlar, Lût -aleyhisselam-'ın ev halkıdır.
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Zaten orada -bir hâne dışında- Allah’a teslim olmuş kimseler de bulamadık.
Fakat bir evden başka orada müslüman da bulmadık.
Zaten orada, kendini Allah’a vermis sadece bir tek ev halki bulduk.
Zaten orada Allah’a teslimiyet gösterenlerden sadece bir ev (aile) bulduk.
Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.
Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Zâten orada Müslümanlardan, bir ev (halkı) dışında (kimse) bulmadık.
Zaten orada bir evden başka müslüman bulamadık.
(36-37) Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık. Ve pek acıklı azabtan korkacaklar için orada bir alâmet bıraktık.
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Ama orada, bir hane dışında, Biz’e itaat eden aile bulamadık.
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Ahkâf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinde geçen ayni kelimeden almistir. 60 ayettir.