45. Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.
45. Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.
﴿٤٥﴾
Ne ayağa kalkabildiler, azâbın inişi sırasında ne kalkıp doğrulmaya güçleri yetebildi ne de kendilerini helâk eden zata karşı bir yardım gördüler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ne ayakta durmaya güçleri yetmiş, ne de yardım edilenler olmuşlardı.
Kendilerine inen azabı def etmeye güç yetiremediler. Onların bundan korunacak güçleri de olmadı.
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Yerlerinden bile kalkamadılar ve kimseden yardım da alamadılar.
O vakit (bu azabdan kurtulub) kalkmağa güç yetiremediler, bir yardım da görmediler.
Ayaga kalkacak gucleri kalmadi, yardim da gormediler.
Artık ayağa kalkmaya güç getiremediler, yardım da göremediler.
Artık onlar, ne kendi kendilerine ayağa kalkabildiler, ne de yardım gördüler.
İşte (bu sebeble) ayakda durmıya güç yetiremediler, yardım edenleri de olmadı.
Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne de (kendilerine) yardım edilen kimseler oldular.
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım da görmemişlerdi.
(45-47) Artık bir kalkınmaya da güç yetiremediler ve yardım görücüler de olmadılar. Nûh kavmini de evvelce (helâk ettik). Şüphe yok ki, onlar fâsıklar olan bir kavim olmuşlardı. Ve göğü bir kuvvetle bina ettik ve şüphe yok ki, biz elbette kâdirleriz.
Ayağa kalkacak güçleri kalmamış, yardım edenleri de olmamıştı.
Oldukları yerde çöke kaldılar, ne doğrulabildiler, ne de yardım gördüler.
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Ahkâf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinde geçen ayni kelimeden almistir. 60 ayettir.