3. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
3. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
﴿٣﴾
Fakat onlara onlara vermek için ölçtükleri veya onlara onlara vermek için tarttıkları vakit ölçüyü veya tartıyı eksik yaparlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlara tartıp/ölçtüklerinde eksik verenler,
İnsanlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine şehrine hicret ettiği zaman Medine halkının hali işte böyleydi.
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!
Kendileri başkalarına vermek için ölçüp tarttıklarında ise haksızlık ederler (eksiltirler).
Fakat insanlara (verilmek üzre) ölçtükleri, yahud onlara tarttıkları zaman eksiltirler.
(1-3) Insanlardan, kendileri bir seyi olcerek aldiklari zaman tam alan; ama onlara bir seyi olcup tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Kendileri onlara ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçüp tartarlar.
Kendileri başkalarına bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik ölçer ve tartarlar.
Onlara (insanlara) ölçekle, yahud tartı ile verdikleri zaman ise eksilenlerdir.
Fakat onlara (bir şey vermek üzere) ölçtükleri veya onlara tarttıkları zaman eksik verirler.
Ama onlara bir şey ölçüp tartarak verdikleri zaman, eksik tutarlar.
Ve nâs için ölçtükleri veya tarttıkları zaman ise eksiltirler.
Kendileri onlara birşey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik verirler.
Fakat kendileri başkalarına satar, ölçüp tartarken eksik yapar, hîle karıştırırlar.
Mekke döneminin sonlarinda, Ankebût sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Mutaffifîn: Ölçü ve tartida hile yapanlar” kelimesinden almistir. 36 ayettir.