86. "Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
86. "Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
﴿٨٦﴾
Allah'ın sizin için bıraktığı (helâl) rızkı sizin için eksik ölçme ve tartmadan daha hayırlıdır. Eğer mü'minlerseniz. (Allah'ın size verdiği helâl mala râzı olunuz) Ben, sizin üzerinizde yaptıklarınıza karşılık size karşılığını verecek bir gözetleyici değilim!“ Ben sadece korkutucu olarak gönderildim. Âyette geçen “ Ta'sev” kelimesi sa'nın kesresi ile okunan“ Asiye “ fiilinden gelmektedir. İfsad etti mânâsındadır ” mufsidun“ hâl'i müekkededir. Âmili olan” Ta'sev “filinin mânâsını tekid etmektedir (pekiştirmektedir).
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Eğer mümin olursanız Allah’ın bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.
İnsanların haklarını adaletle yerine getirdikten sonra Allah'ın sizin için helalinden bıraktığı şey, ölçü ve tartıyı eksik yaparak ve yeryüzünde bozgunculuk çıkararak yapılan bir artırmadan daha çok faydalı ve bereketlidir. Eğer gerçekten iman ediyorsanız Allah'ın sizin için bıraktığından razı olun. Ben, sizin amellerinizi saymak için üzerinizde bir gözetleyici değilim. Asıl gözetleyen ancak gizliyi ve açığı bilen Yüce Allah'tır.
Eğer mümin iseniz Allah'ın (helâlinden) bıraktığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize bir bekçi değilim.
Eğer müminseniz Allah’ın bıraktığı (meşrû) kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize bir bekçi değilim.”
Eğer müminseniz, Allah’ın halâl olarak bırakıldığı kâr, sizin için daha hayırlıdır. Ben de sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim."
«naniyorsaniz, Allah’in geri biraktigi helal kar sizin icin daha hayirlidir. Ben size bekci degilim.»
İnanmış kişiler iseniz, Allah’ın (helâlinden) bıraktığı kâr daha hayırlıdır. Ve ben sizin üzerinizde koruyucu ve gözetici de değilim.
Eğer mümin iseniz, Allah’ın helâlinden size ihsan ettiği kâr sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber ben sizin üzerinize gözcü değilim.»
«Eğer mü’min kimseler iseniz Allah’ın (halâlınden) bırakdığı (kâr) sizin için daha hayırlıdır. (Bununla beraber) ben sizin üzerinizde bir bekçi de değilim».
`Eğer mü`min kimseler iseniz, Allah`ın bıraktığı (meşrû` olan kâr) sizin içinhayırlıdır. Ben de sizin üzerinize (her fesâdınıza mâni` olacak) muhâfız değilim. (Vazîfem ancak tebliğdir!)`
İman ediyorsanız; Allah’ın geri bıraktığı sizin için daha hayırlıdır. Sonra ben, sizin üzerinizde bir koruyucu da değilim.
«Eğer siz imân etmiş kimseler iseniz Allah’ın geri bıraktığı sizin için hayırlıdır ve ben sizin üzerinize bir muhafız değilim.»
Eğer mü’min kimseler iseniz, Allah’ın size bıraktığı pay, hakkınızda daha hayırlıdır. Ben sizi gözetlemekle, korumakla görevli değilim.»
Eğer mümin iseniz, Allah’ın helâlinden bıraktığı kâr, sizin için daha hayırlıdır. Ben sadece sizin iyiliğinizi düşünerek öğüt veriyorum, yoksa sizin üzerinizde bir bekçi değilim."