97. Andolsun, biz Mûsâ'yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri doğru değildi.
97. Andolsun, biz Mûsâ'yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri doğru değildi.
﴿٩٧﴾
Şanım hakkı için! Biz, Mûsa'yı da mu'cizelerimiz ve açık hüccetimizle Fir’avun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Ama onlar, Fir’avun’un emrine uydular. Fir’avun’un emri ise hiç doğru değildi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Firavun ve kavminin ileri gelenlerine. Onlar, Firavun’un emrine uydular; oysa Firavun'un emri doğru değildi.
Onu, Firavun'a ve onun kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Fakat o ileri gelenler, Firavun'un Allah'ı inkâr edip küfretme emrine uydular. Hâlbuki hak hususunda isabet etmediği için Firavun'un emri uyulacak bir emir değildi.
Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.
Gerçekten Mûsâ’yı da mûcizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a ve onun adamlarına gönderdik; fakat onlar (Mûsâ’ya değil) Firavun’un emrine uydular; oysa Firavun’un emri isabetli değildi.
(96-97) Şânım hakkı için, biz Mûsa’yı da Firavuna ve kavminin ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık Asâ hüccetimizle gönderdik de, onlar, Firavun’un emrine uydular. Firavun’un emri ise hak değildi (sapıklıktı.).
(96-97) And olsun ki Musa’yi FIravun ve erkanina mucizeleremizle, apacik bir delil ile gonderdik. Firavun’un buyruguna uydular, oysa Firavun’un buyurdugu sagduyuya uygun degildi.
And ollsun ki, biz Musa’ yi da âyetlerimizle ve açık-sağlam belge ile Fir’avn’a ve onun (milletinin) ileri gelenlerine gönderdik. Bununla beraber onlar (o ileri gelenler) yine de Fir’avn’ın emrine uydular. Oysa Fir’avn’ın emri doğru ve sıhhatli değildi.
Firavun’a ve cemaatine. Bunlar Firavun’un emrine uydular. Halbuki Firavun’un emri hak değildir.
(96-97) Andolsun ki biz Musâyı da Fir’avna ve onun ileri gelenlerine mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle gönderdik de yine onlar Fir’avnın emrine tâbi oldular. Halbuki Fir’avn’ın emri hiç de salâhiyyetli ve dürüst değildi.
(96-97) And olsun ki Mûsâ`yı da mu`cizelerimizle ve apaçık bir delîl ile Fir`avun`a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; fakat (o kavim) Fir`avun`un emrine uydular. Hâlbuki Fir`avun`un emri doğru değildi.
Yine de onlar Firavun’un emrine uydular. Oysa Firavun’un emri hiç de doğru değildi.
Fir’avun’a ve onun ileri gelenlerine. Onlar ise Fir’avun’un emrine uydular. Halbuki, Fir’avun’un emri doğru değildi.
Onu Firavun’a ve yandaşlarına gönderdik. Yândaşları Firavun’un emrine uydular. Oysa Firavun’un emri doğruya iletici değildir.
(96-97) Mûsâ’yı da âyetlerimizle ve özellikle pek âşikâr bir delil ile, Firavun’a ve ileri gelen yardımcılarına Peygamber olarak gönderdik. Ama adamlar tutup Firavun’un emrine tâbi oldular. Oysa Firavun’un emri tutarlı ve doğru bir emir değildi.