12. Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
12. Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
﴿١٢﴾
Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün kimseler yalanlar. Âyet-i kerîme’de geçen ”esim” mübalağa sıgasıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onu, her haddi aşan günahkârdan başkası yalanlamaz.
O günü ancak Allah’ın sınırlarını çiğnemiş, çok günahkâr olan kimselerden başkası yalanlamaz.
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.
Oysa onu, haddi aşan günahkârdan başkası inkâr etmez.
Halbuki onu, ancak her azgın günahkar inkâr eder.
Oysa onu mutecaviz gunahkardan baska kimse yalanlamaz.
Oysa onu ancak haddini aşan her günahkâr yalanlar.
Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.
Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günâha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.
Hâlbuki onu, her haddi aşan, günâha düşkün kimseden başkası yalanlamaz.
Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.
Halbuki O’nu, haddi aşan, günahkâr olan her bir kimseden başkası tekzîp etmez.
Oysa onu azgın, günahkardan başkası yalanlamaz.
Buna "yalan" diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.
Mekke döneminin sonlarinda, Ankebût sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Mutaffifîn: Ölçü ve tartida hile yapanlar” kelimesinden almistir. 36 ayettir.