15. Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
15. Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
﴿١٥﴾
Gerçek ki, onlar, o Kıyâmet günü Rablerinden perde arkasında kalacaklar. O'nu göremeyeceklerdir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab’lerinden (görmekten) mahrum olanlardır.
Gerçek şu ki, onlar kıyamet günü Rablerini görmekten alıkonulacaklardır.
Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
Ve gerçek şu ki onlar, o gün elbette rablerinden mahrum kalacaklardır.
Hayır, (Onlar iman etmezler). Muhakkak ki onlar, o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden menedilmişlerdir.
Hayir; dogrusu onlar o gun, Rablerinden yoksun kalacaklardir.
Hayır, (iş bu kadar do değil), onlar o gün elbette Rablarından (O’nu görmekten, rahmetine, yüce nimetlerine ermekten) perde arkasında (mahrum ve mahcûb) kalacaklardır.
Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar.
Hayır (inanmazlar) Şübhesiz ki onlar o gün Rableri (ni görmek) den kat’iyyen mahrumdurlar.
Hayır! Şübhesiz onlar, o gün Rablerinden gerçekten perdelenmiş olan kimselerdir(O`nu göremezler)!
Hayır doğrusu onlar, o gün Rabblarından kesinlikle mahrumdurlar.
Hayır. Şüphe yok ki, onlar, o gün Rabblerinden elbette hicapta kalmış kimselerdir.
Hayır, şüphesiz onlar o gün, Rabblerinden mahrum kalacaklardır.
Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab’lerini görmekten mahrum kalacaklardır.
Mekke döneminin sonlarinda, Ankebût sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Mutaffifîn: Ölçü ve tartida hile yapanlar” kelimesinden almistir. 36 ayettir.