24. Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
24. Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
﴿٢٤﴾
Koltuklar üzerinde kendilerine verilen nimetlere bakarlar. Yüzlerinde nimetin parıltısını ve güzelliğini tanırsın.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onları, yüzlerindeki nimet parıltısından tanırsın.
Onları gördüğün zaman yüzlerinde güzellik ve zarafet olarak nimetlerin eserini görürsün.
Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.
İlâhî lutufların sevincini yüzlerinden okursun.
Öyle ki, nimetlenmelerinin zevkini yüzlerinden tanırsın.
Onlari, yuzlerindeki nimet piriltisindan tanirsin.
Yüzlerinde nimetin içinde bulunmanın pırıltısını tanırsın.
Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
Öyle ki sen o ni’metin (herdem taze) güzelliğini yüzlerinde (görünce) tanırsın.
Yüzlerinde, ni`metlenmiş olmanın (sevinç ve) parıltısını tanırsın!
Sen, o nimetin güzelliğini yüzlerinden tanırsın.
Onların yüzlerinde o nîmetin güzelliğini görüp anlarsın.
Yüzlerinde cennetin aydınlığını görürsün.
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.
Mekke döneminin sonlarinda, Ankebût sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Mutaffifîn: Ölçü ve tartida hile yapanlar” kelimesinden almistir. 36 ayettir.