2. Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
2. Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
﴿٢﴾
Ki, insanlardan ölçüp aldıklarında, ölçüyü tam yaparak alırlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İnsanlardan/halktan aldıklarında tam alan,
Onlar, başkalarından aldıklarını ölçtüklerinde haklarına tastamam eksiksiz olarak bağlılık gösterenlerdir.
İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!
Onlar, insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler.
Ki onlar, insanlardan ölçüp (haklarını) aldıkları zaman, tam olarak alırlar.
(1-3) Insanlardan, kendileri bir seyi olcerek aldiklari zaman tam alan; ama onlara bir seyi olcup tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!
Onlar ki, insanlardan ölçüp alırken noksansız alırlar.
Onlar insanlardan kendilerine bir şey aldıkları zaman tam ölçerler.
Ki onlar insanlardan ölçekle aldıkları zaman (haklarını) tastamam alanlar,
Onlar ki, insanlardan ölçerek (bir şey) aldıkları zaman, tam alırlar.
Onlar ki; insanlardan bir şey aldıkları zaman kendileri ölçerek tam alırlar.
O kimseler ki, nâs aleyhine ölçtükleri zaman tam ölçer alırlar.
Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman eksiksiz alırlar.
Onlar ki satın alırken haklarını tam olarak alırlar.
Mekke döneminin sonlarinda, Ankebût sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Mutaffifîn: Ölçü ve tartida hile yapanlar” kelimesinden almistir. 36 ayettir.