35. "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.
35. "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.
﴿٣٥﴾
Evet, azap sana olsun! Çünkü lâyıktır sana? Bu, bir te'kîd ifade etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra sen buna layıksın!
Ardından cümleyi tekit etmek için tekrarlamış ve; "Sonra yine layıksın, sana layıktır." diye buyurmuştur.
Evet, lâyıktır sana ( o azap) lâyık!
Evet o sana yaklaştıkça yaklaşıyor!
Sonra yine azab olsun sana, azab gerek!
Daha ne olsun, sana yaziklar olsun, yaziklar!
Sonra yine yazıklar olsun sana yazıklar! (Sen bu azaba çok daha lâyıksın.)
Evet, gerektir o bela sana gerek.
Yine (hoşlanmadığın herşey) sana yaklaş (ıb çat) sın. Zîrâ (sen buna başkalarından daha çok) lâyıksın.
Sonra (tekrar tekrar) sana daha lâyıktır (bu azab), daha lâyık!
Yine yazıklar olsun sana, yazıklar.
(35-36) Sonra yine vay sana! Vay sana. İnsan sanır mı ki, başıboş bırakılacaktır?
Yine vay başına geleceklere!
Yazık ki sana ne yazık!
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.