17. Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
17. Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
﴿١٧﴾
Çünkü onu kalbinde toplamak ve onu okumak, senin onu okuman, dilin üzere akıp gitmesi bize aittir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hiç şüphesiz onu (kalbinde) toplamak ve onu (diline salarak) okumak bize aittir.
Şüphesiz onu, senin kalbinde toplamamız ve okunuşunu dilinde sabit kılmamız bizim sorumluluğumuzdur.
Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.
Onu zihninde toplayıp okumanı sağlama işi bize aittir.
Çünkü O Kur’an’ı (kalbinde) toplamak ve dilinde okuyuşunu sağlamak bize aiddir.
Dogrusu o vahyolunani kalbine yerlestirmek ve onu sana okutturmak Bize duser.
Şüphesiz ki onu toplayıp okutmak bize aittir.
Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Onu (göğsünde) toplamak, onu (dilinde akıtıb) okutmak şübhesiz bize âiddir.
Şübhesiz ki onu (senin kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize âiddir.
Şüphesiz onu toplamak ve okutmak Bize aittir.
(16-17) Onu (Kur’an’ı) acele ahzedesin diye onunla dilini kımıldatma. Şüphe yok ki, onu toplamak da, onu okutmak da Bize aittir.
Bu Kur’an’ı senin hafızanda toplamak ve sana okumak bize düşen bir iştir.
Çünkü vahyi senin kalbinde toplamak ve onu okutmak Bize ait bir iştir.
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.