34. "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.
34. "Bu azap sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!" denecektir.
﴿٣٤﴾
(Ey Rasûlüm, o Ebû Cehil'e de ki:) Azap sana olsun! (Ey Rasûlüm) azap (Ebû Cehil gibi senin) sevmediklerinin başına gelsin! Çünkü (o, çok inkârda bulundu. De ki:) yazıklar olsun sana! Başkasından çok bu azap, sana lâyıktır. Âyette geçen “ Evlâ leke ” lâfzında gaîbten muhataba iltifat edilmiştir. “ evlâ” kelimesi ism-i fiil olup Lâm, tebyin içindir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Helak olsun sana helak.
Allah Teâlâ, azabının peşine düşmesi ve çok yaklaşmasıyla kâfire gözdağı vermiştir.
Lâyıktır (o azap) sana, lâyık!
(Ey insan!) Acı sonun yaklaştıkça yaklaşıyor!
Azab olsun sana, (Ey Ebu Cehil), azab gerek!...
Sana yaziklar olsun, yaziklar!
Yazıklar olsun sana yazıklar!
Gerektir o bela sana, gerek.
(Hoşlanmadığın herşey) sana yaklaş (ıb çat) sın. Çünkü (sen buna başkalarından daha çok) lâyıksın.
Sana daha lâyıktır (bu azab), daha lâyık!
Yazıklar olsun sana, yazıklar.
Vay sana! Vay sana!
Vay başına geleceklere!
Yazık sana yazık!
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.