25. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
25. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
﴿٢٥﴾
Sezecek yakînen anlayacak ki, “fâkıra “ya, bel kemiğini kıran büyük bir belâya uğratılacak.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bellerini bükecek bir felakete uğrayacağını anlayacak.
Başlarına çok büyük bir cezanın ve elem verici bir azabın geleceğini kesin olarak bilirler.
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.
Bir kısım yüzler ise o gün insanın belini kıracak bir felâketi sezerek sararıp solacaktır.
(Böyle kararmış yüzler, başlarına gelecek felâketle) bel kemiklerinin kırılacağını anlar.
Kendisinin belkemiginin kirilacagini sanir.
Bel kemiğinin kırılacağını anlar.
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.
Anlar ki kendisine bel kemiklerini kıracak çok belâ (lı bir iş) yapılacak.
(Çünki) kendilerinin bel kıran bir belâya uğratılacaklarını sezerler (iyice anlarlar)!
Belkemiğinin kırılacağını anlar.
(25-26) Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır. Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.
Bel kırıcı bir belaya uğrayacakları kaygısını taşırlar.
Belini kıran darbeyi yediğini hisseder.
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.