26. Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir.
26. Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevkediliş Rabbinedir.
﴿٢٦﴾
Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki, can köprücük kemiklerine, boğaz kemiklerine dayanır. Âyet-i kerîme'de geçen “ kellâ“ “ ela “ mânâsındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hayır! Ruh köprücük kemiğine dayanmış.
Durum, öldükleri zaman azap görmeyeceklerini zanneden müşriklerin düşündükleri gibi değildir. Onlardan birinin canı, göğsünün en üstüne ulaştığında.
Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
Hayır artık çok geç! Can boğaza gelip dayandığında;
Hayır hayır, (dünya ahirete tercih edilemez). Can köprücük kemiklerine dayanınca,
(26-27) Dikkat edin; can bogaza gelip koprucuk kemiklerine dayandigi zaman: «Care bulan yok mudur?» denir.
Hayır, (can) köprücük kemiğine dayandığı zaman.
Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,
Gözünüzü açın, (can) köprücük kemiğine bir dayandığı zaman,
(26-27) Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: `Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?` denilir.
Dikkat edin, köprücük kemiğine bir dayandığı zaman;
(25-26) Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır. Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.
Hayır hayır, can köprücük kemiğine dayandığı zaman.
Hayır, hayır! Ne zaman ki can boğaza gelir, işte o zaman can çekişenin yanındakiler:
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.