20. Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
20. Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
﴿٢٠﴾
Dikkat edin! Onlar peşini, dünyayı seviyorlar. Âyet-i kerîme'de geçen “ kellâ” lâfzı, bir uyarı edatı olup ”ela “ mânâsındadır. Âyet-i kerîme'de ve bir sonraki Âyette geçen iki fiil (“yühibûne ”Ve “ yezerûne “ fiilleri) Ya’lı ve Tâ’lı olarak okunmuşlardır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hayır! Siz, acil olanı/dünyayı seviyorsunuz.
Kesinlikle hayır! Durum, sizin yeniden dirilişin imkânsız olduğunu iddia ettiğiniz gibi değildir. Siz, çok iyi biliyorsunuz ki sizleri yoktan yaratmaya kadir olan, ölümünüzün ardından size tekrar hayat vermekten de aciz değildir. Oysa sizin yeniden dirilişi inkâr etmenizin gerçek sebebi, çabucak geçiveren dünya hayatına olan sevginizdir.
Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.
Hayır (ey insanlar)! Doğrusu siz çabucak gelip geçeni seviyorsunuz,
Hayır hayır, doğrusu siz, peşini (dünya zevklerini) seviyorsunuz;
Hayir, hayir! Sizler, cabuk elde edeceginiz dunya nimetlerini seversiniz.
Hayır, siz tezelden dünya hayatını sevip istiyorsunuz.
Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da
Yok yok, siz çarçabuk geçen (bu dünyây) i seversiniz.,
Hayır! Doğrusu (siz) âcil olanı (dünya hayâtını) seviyorsunuz.
Hayır, bilakis siz, çabuk geçeni seversiniz.
(20-21) Yok, yok. Siz acele olanı seversiniz. Ve ahireti bırakıverirsiniz.
Hayır hayır! Ey insanlar, sizler şu kısa süreli dünyayı seviyorsunuz.
Gerçek şu ki: Siz bu peşin dünya hayatına çok düşkünsünüz.
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinden almistir. 40 ayettir.