40. O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
40. O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.
﴿٤٠﴾
O gün yüzler de vardır, üzerleri tozlanmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yüzler vardır o gün, üzeri tozlu.
Ve o gün kötülerin yüzleri toz toprak içindedir.
Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.
Birtakım yüzler de o gün toza toprağa bürünmüş;
Nice yüzler de vardır ki, o gün üzerlerinde toz toprak var.
(40-41) O gun birtakim yuzler de tozlanmis ve onlari karanlik burumustur.
(40-41) Yüzler de var ki o gün üzerleri tozludur; o tozu da bir karanlık sarar.
Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
O gün yüzler de vardır; üzerlerini toz toprak (bürümüşdür),
(40-41) Yine o gün birtakım yüzler (de) vardır ki, üzerleri tozludur, onları bir karanlık(nursuzluk) kaplar!
O gün; yüzler de vardır, tozlanmış,
Ve o gün birtakım yüzler de vardır ki, onların üzerlerini bir toz toprak sarmıştır.
Bazı yüzler o gün tozlanmış.
Yüzler de vardır toza toprağa bulanmış,
Mekke döneminin baslarinda, Necm sûresinden sonra indirilmistir. Adini, Hz. Peygamber’in bir davranisini elestiren ilk ayetindeki “Abese: Suratini asti” kelimesinden almistir. 42 ayettir.