7. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
7. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?
﴿٧﴾
O direkli uzunlu İrem'e! Bunlar birinci Âd kavmidir. İçlerinden uzun olanların boyu dört yüz arşın idi. Âyet-i kerîme’de geçen “ İrem” lâfzı, atf-ı beyan yahut bedel olup alemiyyet ve tenis dolayısıyla gayr-i munsariffir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sütunlar sahibi İrem’e…
Ataları İrem'e nispet edilen Âd kabilesi yüksek sütunlara sahip idiler.
Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Ülkeler içinde benzeri yaratılmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e;
O direk gibi (uzun boylu insanlardan ibaret) İrem kavmine?
(6-8) Rabbinin, hicbir memlekette benzeri ortaya konmayan sutunlara sahip Irem sehrinde oturan Ad milletine ne ettigini gormedin mi?
O sütunlar sahibi İrem şehrine,
Sütunlar sahibi İrem’e?
(Ya’nî) o direk saahibi «İrem» e?
O (sütunlar üzerine kurulmuş binâlarla dolu) direkli İrem (şehrin)e!
Sütunlar sahibi İrem’e?
(6-7) Görmedin mi ki Rabbin Âd’e nasıl yaptı? Direk sahibi olan İrem cemaatine.
Yüksek sütunlu İrem’e.
(6-10) Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine, Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun’a, Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?
Mekke döneminin hemen baslarinda, Leyl sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Fecr: Safak, tanyeri” kelimesinden almistir. 30 ayettir.