19. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
19. Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
﴿١٩﴾
Mirası da hak gözetmeden aşırı bir şekilde yiyorlar. Çünkü onlar, mirastan payları olmasına rağmen, kadınların ve çocukların paylarını da kendilerine alıyorlardı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Mirası da şiddetle (hak gözetmeden) yiyorsunuz.
Hiçbir çözüm yolu gözetmeksizin savunmasız kadın ve yetimlerin hakkını çokça yiyorsunuz.
Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.
Mirası, helâl - haram ayırmaksızın habire yersiniz.
Size kalan mirasi hak gozetmeden yiyorsunuz.
Mîrası ise (hakk hukuk sınırı gözetmeksizin) habire yiyorsunuz, yağma edercesine..
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haram helal gözetmeden.
Mirası halâl, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.
Hem mîrâsı, helâl haram demeyen bir yiyişle yiyorsunuz!
Mirası hak gözetmeden yersiniz.
Ve miras bırakılan malı şiddetlicesine yersiniz.
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.
Mekke döneminin hemen baslarinda, Leyl sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Fecr: Safak, tanyeri” kelimesinden almistir. 30 ayettir.