27. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
27. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
﴿٢٧﴾
O Kur’ân, ancak bütün âlemlere, ins-ü cinne bir zikirdir, bir öğüttür.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O, ancak alemler için bir öğüttür.
Kur'an, cinler ve insanlar için yalnızca bir öğüt ve nasihattir.
O, herkes için, sizden doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür.
O herkes için bir öğüttür;
O Kur’an, ancak bir öğüddür, bütün âlemler (insan ve cinler) için;
(27-28) Kuran, ancak aranizda dogru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir oguttur.
(27-28) O, âlemler için ve sizden doğru davranmayı arzu edenler için katıksız bir öğüttür.
O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,
(27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.
(27-28) O, ancak âlemler için, (ve) içinizden dosdoğru olmak isteyenler için bir nasîhattir!
O; ancak alemler için bir öğüttür.
(27-28) O, başka değil âlemler için bir öğüttür. Sizden müstakimâne yaşamak dileyen kimse için (bir mev’izadır).
O alemlere öğütten başka birşey değildir.
(27-28) Bu, olsa olsa bütün âlemlere bir öğüttür, bir uyarıdır. İstikamet sahibi olmak isteyenler onu dinlerler.
Mekke döneminin hemen baslarinda, Tebbet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Günes’in Kiyâmet Günü yok edilecegini anlatan “Kuvvirat: Dürüldü, söndürüldü” kelimesinden almistir. 29 ayettir.