16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
﴿١٦﴾
Akıp akıp yuvalarına girenlere. Bunlar beş gezegen: Zühal, Müşteri, Merih, Zühre ve Utarid adlı gezegenler olup, hemen arkalarındaki yörüngelerine geri dönerler. -Tahnüsü, Nun'un zammesi ile olup, “ Terci'ü “mânâsındadır- Söz konusu gezegenlerden biri, burcunun sonunda görülürken, birden başına geri döner ve yatağına giriverir. - “ Teknisü “ lâfzı, Nun'un kesresi ile olup “ Tedhulü “mânâsındadır- Yani her zamanki gibi kaybolduğu yerlere girip kaybolur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O akıp akıp yörüngesinde gidenlere.
Sabahın doğuşuyla kaybolan, mağarasına yani yuvasına giren bir ceylan gibi yörüngesinde akıp giden yıldızlara.
Hayır! Akıp giden, bir kaybolup bir etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,
Hayır! Hayır! Yörüngelerinde akıp giderek doğan ve batan yıldızlara andolsun!
Dolaşıb dolaşıb yuvasına giren gezegenlere,
(15-16) Gunduz sinip geceleri gozuken gezegenlere and olsun;
(Geceleyin) ortaya çıkıp gözükenlere,
O akıp akıp yuvasına gidenlere,
Akıb akıb yuvalarına giden (yıldız) lara,
(15-16) Artık yemîn ederim, (yörüngesini tamamlayıp) geri dönen o yıldızlara; o akıp akıp (gün ışıdığında) gizlenenlere!
Akıp akıp yuvalarına girenlere;
Akıp saklanıveren (seyyare)lere.
Akıp giderken ışık verenlere.
Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere...
Mekke döneminin hemen baslarinda, Tebbet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Günes’in Kiyâmet Günü yok edilecegini anlatan “Kuvvirat: Dürüldü, söndürüldü” kelimesinden almistir. 29 ayettir.