25. Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
25. Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
﴿٢٥﴾
Ve o da, Kur’ân da semâdan bilgi dinleme hırsızlığında bulunan; kovulmuş bir şeytan sözü değildir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O, kovulmuş şeytanın sözü de değildir.
Bu Kur’an, Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan şeytanın sözü de değildir.
O lânetlenmiş şeytanın sözü de değildir.
O, lânetlenmiş şeytanın sözü değildir.
Kur’an da, Allah’ın rahmetinden koğulmuş bir şeytanın sözü değil...
Bu Kuran, kovulmus seytanin sozu olamaz.
Bu (Kur’ân) ilâhî rahmetten kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.
O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.
O (Kur’an) da taşlanmış (koğulmuş) bir şeytanın sözü değil.
O (Kur`ân) da, kovulmuş şeytanın sözü değildir!
Bu, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
(23-25) Andolsun ki, onu apaçık ufukta gördü. Ve o, (peygamber) gaybe ait hususta behil değildir. Ve o, tardedilen bir şeytanın sözü değildir.
O, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Bu söz, hele hele, kovulmuş şeytanın sözü hiç değildir!
Mekke döneminin hemen baslarinda, Tebbet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Günes’in Kiyâmet Günü yok edilecegini anlatan “Kuvvirat: Dürüldü, söndürüldü” kelimesinden almistir. 29 ayettir.