21. "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
21. "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
﴿٢١﴾
Ve onlara yemin etti ki onlar için Allah'a yemin etti ki, ben muhakkak sizin için bu hususta nasihat verici olanlardanım.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.
Ve onlara: "Ey Âdem ve Havva! Muhakkak ben size gösterdiğim bu hususta sadece nasihat ediyorum." diyerek Allah adına yemin etti.
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.
Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti.
Bir de onlara: "-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim", diye yemin etti.
«Dogrusu ben size ogut verenlerdenim» diye ikisine yemin etti.
Ve «herhalde ben size öğüt verenlerdenim» diyerek onlara yemin etti.
Ve onlara: «Elbette ben size öğüt verenlerdenim.» diye de yemin etti.
Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.
Ve onlara: `Doğrusu ben size gerçekten (iyiliğiniz için) nasîhat edenlerdenim` diye de yemîn etti.
Ve; doğrusu ben size öğüt verenlerdenim, diye ikisine yemin etti.
Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.
Onlara ’Ben gerçekten sizin iyiliğinizi istiyorum’ diye yemin etti.
(20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.