18. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
18. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
﴿١٨﴾
Ağzından bir söz atmaz ki, yanında hazır bir gözcü gözetleyici bulunmasın. Âyet-i kerîme’de yer alan “Rakib “ ile “Atid” kelimeleri tesniye mânâsındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
İnsan bir söz söylediğinde yanında bulunup onu gözetleyen melek onun söylediklerini yazmaya hazırdır.
İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
O hiçbir söz söylemez ki yanında çok dikkatli bir gözetleyici olmasın!
O, her ne söz atarsa muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır.
(17-18) Saginda ve solunda, onunla beraber oturan iki alici melek, yaninda hazir birer gozcu olarak soyledigi her sozu zaptederler.
Ağzından ne gibi bir söz çıkarsa mutlaka yanında onu görüp gözeten bir gözcü vardır.
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
O, bir söz atmaya dursun, mutlak yanında haazır bir gözcü vardır.
(İnsan) hiçbir söz söylemez ki, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici (melek)bulunmasın!
O, bir söz atmaya dursun; mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Bir lakırdı telaffuz etmez ki, illâ yanında hazırlanmış bir gözetici (melek) vardır.
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetliyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
(17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Aynı konudaki âyetler: Kâf 17, İnfitâr 10
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Mürselat sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinin basindaki “Kâf” harfinden almistir. 45 ayettir.