33. Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, onun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahmân'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
33. Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, onun emrini gözeten için, görmediği halde sırf saygıdan dolayı Rahmân'dan korkan ve O'na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir."
﴿٣٣﴾
O’nu görmediği hâlde gıyaben Rahmân'dan korkan O’nun tâatine yönelmiş bir kalble gelen kimselere hâstır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Görmediği halde Rahman’dan korkan ve (O'na) yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler...
Kendisini Yüce Allah'tan başka hiç kimsenin görmediği (gizli) hallerde dahi Rabbinden korkan ve selim bir kalp ile Rabbine çokça yönelen kimseler içindir.
İşte size vâdedilen cennet! Ki o, Allah'a yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahmân'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalp ile gelen kimselere mahsustur.
Ve kendilerine şöyle denecektir: "İşte sizlere; daima Allah’a yönelen, O’nu aklından çıkarmayan, görmediği halde rahmândan çekinen ve tamamen rabbine dönük bir kalp ile gelen kimseye vaad edilen cennet!
Gaybde, Rahman’a iç saygısı duyan ve halis bir kalb ile gelen kimseler için...
(32-34) Onlara: «Iste bu cennet, Allah’a yonelen, O’nun buyruklarina riayet eden; gormedigi Rahman’dan korkan, Allah’a yonelmis bir kalble gelen sizlere, hepinize soz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; iste sonsuzluk gunu budur» denir.
(32-33) İşte bu, size va’dolunandır. Allah’a yönelip gönül veren, (ilâhî sınırları) koruyan, gıyabında Rahmân’dan saygı ile korkan ve Allah’a yönelen bir kalb ile gelen (her insana söz verilen Cennet’tir).
(32-33) Onlara denir ki: «İşte size vaad edilen bu cennet, Allah’a yönelen, O’nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan ve O’na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.
Çok esirgeyici Allaha (bütün samîmiyyetiyle) gıyabî saygı gösteren, Hakkın tâatına yönelmiş bir kalb ile gelen kimselere haasdır.
(32-33) (Onlara şöyle denir:) `(İşte,) va`d edilmekte olduğunuz (Cennet) budur!(Allah`a) çokça yönelen (tevbe eden), (O`nun emir ve yasaklarını) gözeten, görmediği hâlde Rahmân`dan korkan ve (Allah`a) yönelmiş bir kalb ile gelen herkes içindir!`
Görmediği halde Rahman’dan korkan ve Allah’a yönelik bir kalb ile gelenlere.
(32-33) İşte bu, sizin vaadolunduğunuz şeydir, her bir tevbekar olan (vazifesini) muhafaza eden için. Rahmân’a gıyaben korku duyan ve hakka müteveccih bir kalb ile gelen kimseye (mahsus) bir cennettir.
Görmediği Rahman’dan korkan ve Allah’a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir.
(32-33) Onlara: "İşte" denir, "buydu size vâd edilen mükâfat. Hakka yönelen, koruması gereken her şeyi koruyan, insanların görmediği yerlerde bile Rahman’a hep saygılı olan ve daima Rabbine dönen bir gönül ile gelen herkese bu mükâfat vardır."
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Mürselat sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinin basindaki “Kâf” harfinden almistir. 45 ayettir.