17. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
17. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir.
﴿١٧﴾
Hatırla ki, insanın hem sağında hem solunda oturan insanla görevlendirilmiş iki yazıcı melek onun işlediklerini alıp tesbit ederler. Âyet-i kerîme’de geçen "Kâ'id" müfred olup tesniye yerinde kullanılmıştır. "Kâidan". Bumübteda olup bunun makabli haberidir. Yine âyeti kerîme’deki "İz" kelimesini nasbeden mukadder bir uzkur fiilidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sağ tarafta ve sol tarafta oturan iki alıcı (melek) oturmuş (kayıt yapmaktadır).
Biri sağında ve diğeri solunda olmak üzere oturan iki melek insanın amellerini yazmaktadırlar.
İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar.
İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız.
(İnsanoğlunun), biri sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki kâtip meleğin amellerini yazmakta olduklarını hatırla.
(17-18) Saginda ve solunda, onunla beraber oturan iki alici melek, yaninda hazir birer gozcu olarak soyledigi her sozu zaptederler.
Hani sağında ve solunda oturan denetleyici ve tesbit edip yazıcı iki melek vardır.
Onun sağında ve solunda oturmuş iki melek zabıt tutarken,
Hatırla ki (insanın) hem sağında, hem solunda oturan, onun amellerini tesbît etmekde olan iki de (melek) vardır.
O iki kaydedici (melek her yaptığınızı) kaydederken, (onlar) sağdan ve soldan (her iki tarafınızda) oturmakta olan (melek)lerdir.
Sağında ve solunda onunla beraber oturup amellerini tesbit eden iki de tesbit edici vardır.
O vakit ki, iki gözetici (melek) sağından ve solundan oturucu olarak gözetirler (zabıt tutarlar).
Çünkü onun sağında ve solunda oturan, her davranışı yakalayıp tesbit eden iki melek vardır.
(17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Aynı konudaki âyetler: Kâf 18, İnfitâr 10
Mekke döneminin dördüncü yilinda, Mürselat sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetinin basindaki “Kâf” harfinden almistir. 45 ayettir.