17. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
17. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
﴿١٧﴾
(O ateş) çağırır gel bana diyerek iman'dan sırt çevirip tersine gideni,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Çağırır hakka arkasını dönüp, yüz çevireni.
Haktan yüz çeviren, ondan uzaklaşarak ona iman etmeyen ve amel işlemeyen kimseyi çağırır.
Yüz çevirip geri dönen, (servet) toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
Haktan yüz çevirip uzaklaşmak isteyeni ve mal toplayıp üstüne oturanı kendine çağırır.
Çağırır o ateş, imandan yüz çevirip de (Hakka) arka döneni,
(15-18) Hayir, olmaz... Orada sirtini cevirip yuzgeri edeni, malini toplayip kimseye hakkini vermeden saklayani cagiran, deriyi soyup kavuran, alevli ates vardir.
(17-18) Arkasını döneni, yüzçevirip gideni, mal toplayıp yığanı davet eder.
Çağırır, sırtını dönüp gideni,
(Gel gel diye) çağırır: (îmandan, hakdan) yüz dönen, (tâatden) arka çeviren kişiyi,
(17-18) (O ateş, Hakk`a) arkasını dönüp (itâatten) yüz çeviren ve (mal) toplayıp dasaklayan kimseyi (kendine) çağırır!
Yüz çevirip arkasına döneni çağırır.
(17-18) Çağırır, arkasını dönüp yüz çevireni. Ve (malı) toplayıp da, bir kap içinde saklayanı.
Kendine çağırır; sırtını dönüp gideni.
(17-18) İmana sırtını dönüp haktan yüz çevireni, bir de servet toplayıp yığan ve hayırda harcamayanı o ateş kendine çağırır.
Mekke döneminin baslarinda, Hâkka sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve “yükselme dereceleri” anlamina gelen “el-Meâric” kelimesinden almistir. 44 ayettir.