2. Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
2. Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
﴿٢﴾
(O), kâfirlere mahsustur ki, onu defedecek bulunmayacaktır. Bu isteyicl Nadir bin Haris'dir. O şöyle demişti: “Allah'ım! Eğer bu, senin tarafından gelmiş bir haksa, üzerimize gökten bir taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir.” (Enfâl: 32)
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kâfirler için onu önleyecek hiç kimse yoktur.
Allah'ın kâfir olanların üzerine göndereceği bu azabı hiç kimse engelleyemez.
Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!
Birisi, huzuruna yükselmenin birçok yolu bulunan Allah katından inkârcılar için gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabın gelmesini istedi.
Kâfirler için öyle bir azab ki, yoktur onu bir engelleyen.
(1-3) Birisi, yuksek derecelere sahip olan Allah katindan, inkarcilara gelecek ve savunulmasi imkansiz olacak azabi soruyor.
(1-2-3) Bir soran, yükselme yollarının ve basamaklarının sahibi Allah’tan kâfirlerin başına gelecek ve hiçbir kimsenin savamayacağı azabı soruyor.
Kâfirler için onu savacak yok.
(O) kâfirlere mahsusdur ki onu (kendilerinden) hiçbir önleyecek (defedebilecek) yokdur.
(O azab) kâfirler içindir ki onu (kendilerinden) def` edecek kimse yoktur.
O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur.
(1-2) Bir talip, vaki olacak azabı taleb etti. Kâfirler için onu bertaraf edecek yoktur.
Kafirlerin başına; ki onu savacak yoktur.
O azap ki onu, kâfirlerden uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur.
Mekke döneminin baslarinda, Hâkka sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve “yükselme dereceleri” anlamina gelen “el-Meâric” kelimesinden almistir. 44 ayettir.