43. Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
43. Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.
﴿٤٣﴾
O gün kabirlerinden süratle çıkarlar mahşere doğru. Sanki onlar, dikili bir şeye (puta) koşarlar. Âyet-i kerîme’de geçen "Nasb" kelimesi bir kırâatta iki harfin zammesiyle de okunmuştur, nasb kelimesi, alem veya bayrak gibi dikilmiş şeye denir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O gün onlar, (dünyada) ilahlara/putlara koştukları gibi kabirlerinden koşarak çıkarlar.
O gün onlar, sanki bir sancağa doğru yarışıyorlarmış gibi, kabirlerinden aceleyle koşarak çıkarlar.
O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar. İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!
O gün onlar, bir hedefe çabucak varmak istercesine süratle kabirlerinden çıkarlar.
O gün, kabirlerinden koşarak çıkacaklar; sanki (ibadet ettikleri) dikili putlara koşuyorlarmış gibi...
(43-44) Kabirlerden cabuk cabuk cikacaklari gun, gozleri donmus, yuzlerini zillet burumus olarak sanki dikili taslara dogru kosarlar. Iste bu, onlara soz verilmis olan gundur.
O gün onlar, sanki dikili hedefe acele akın edip gidiyorlarmış gibi kabirlerinden sür’atle çıkarlar.
O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkacaklar, sanki putlara gidiyorlarmış gibi fırlayacaklar.
O gün onlar, sanki dikili bir şey’e koşuyorlar gibi, kabirlerin) den fırlaya fırlaya (mahşere) çıkarlar,
O gün kabirlerden sür`atle çıkarlar; sanki onlar, dikili taşlara (putlara) akın ediyorlardır.
O gün; onlar, dikili taşlara doğru koşuyorlarmış gibi, kabirlerden çabuk çabuk çıkarlar.
O gün ki, kabirlerinden sür’atle çıkarlar, sanki onlar dikili bir şeye koşarlar.
O gün kabirlerden hızlı hızlı çıkarlar. Onlar dikilen putlara yahut hedeflere doğru koşar gibi koşarlar.
O gün onlar kabirlerinden çıkıp sür’atle sanki bir hedefe varmak istercesine koşarlar.
Mekke döneminin baslarinda, Hâkka sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve “yükselme dereceleri” anlamina gelen “el-Meâric” kelimesinden almistir. 44 ayettir.