6. Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
6. Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
﴿٦﴾
Çünkü onlar, onu azâbı uzak görüyorlar olmayacak görüyorlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar bunu uzak görüyorlar.
Şüphesiz onlar; bu azabın gerçekleşmesini imkânsız, çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.
Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
Doğrusu onlar o azabı ihtimalden uzak görüyorlar.
Doğrusu onlar, onu uzak (imkânsız) görüyorlar.
Dogrusu inkarcilar azabi uzak goruyorlar.
Şüphesiz o kâfirler azabı uzak görürler.
Çünkü onlar onu uzak görürler.
Filhakıyka onlar bunu (imkândan) uzak görürler,
Doğrusu onlar, onu (o azâbı akıldan) uzak görüyorlar.
Doğrusu onlar; bunu uzak görüyorlar.
(5-6) Artık güzelce bir sabr ile sabret. Şüphe yok ki, onlar onu uzak görürler.
Onlar onu uzak görüyorlar.
(6-7) Onlar, o günü çok uzakta zannediyorlar, ama Biz yakın olduğunu biliyoruz.
Mekke döneminin baslarinda, Hâkka sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve “yükselme dereceleri” anlamina gelen “el-Meâric” kelimesinden almistir. 44 ayettir.