96. Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakup, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.
96. Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakup, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?" dedi.
﴿٩٦﴾
Fakat müjdeci Yahuda gömlek ile gelince ki, (daha önce) kanlı gömleği kendisi getirmişti. Babasını (daha önce) üzdüğü gibi (şimdi de) onu sevindirmek istedi. Gömleği yüzüne koydu, derhal görmeye başladı. “ Ben size, Allah'dan sizin bilemeyeceklerinizi, ben bilirim demedim miydim? ” dedi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Müjdeci gelip, gömleği Yakup’un yüzüne atınca, hemen gözleri açıldı. Bunun üzerine: Ben size, Allah tarafından sizin bilmediğinizi biliyorum dememiş miydim? dedi.
Yakup'u sevindirecek müjdeci gelip Yusuf'un gömleğini yüzüne bırakınca, görmeye başladı. Çocuklarına dedi ki: "Ben size Allah'ın lütuf ve ihsanı ile sizin bilmediğinizi bilirim demedim mi?"
Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz (Ya'kub) görür oldu. Ben size: «Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim» demedim mi! dedi.
Müjdeci gelince, gömleği yüzüne koyar koymaz Ya‘kūb tekrar görür hale geldi. Dedi ki: “Ben size, ‘Allah tarafından sizin bilmediklerinizi bilirim’ demedim mi?”
Fakat, hakikaten müjdeci gelip de gömleği (Yâkub’un) yüzüne bırakınca, gözü açılıverdi: "- Ben size, Allah katından vahy ile, sizin bilemiyeceklerinizi bilirim demedim mi?" dedi.
Mujdeci gelip, gomlegi Yakub’un yuzune birakinca, hemen gozleri acildi. Bunun uzerine Yakub «Ben size, Allah katindan sizin bilmediginizi biliyorum dememis miydim?» dedi.
Ne var ki müjdeci gelip, gömleği Yâkub’un yüzüne sürünce, gözü açılıverdi. «Ben size, Allah’tan bilmediğinizi şüphesiz ben bilirim dememiş miydim?» dedi.
Fakat ne zaman ki, gerçekten müjdeci geldi, gömleği Yakub’un yüzüne koydu, hemen gözü açıldı. «Ben size demedim mi, ben Allah’dan sizin bilmediklerinizi bilirim.» dedi.
Fakat müjdeci gelib de onu (Ya’kubun) yüzüne koyduğu, o da derhal (yeni başdan) görür bir haale geldiği zaman dedi ki: «Ben size bilmeyeceğiniz şeyleri Allahdan muhakkak biliyorum demedim mi»?
Nihâyet müjdeci gelip onu (o gömleği Ya`kubun) yüzüne koyunca, hemen(gözleri) görür hâle geri geldi. `Size, `Bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından şübhesiz ki ben biliyorum` demedim mi?` dedi.
Fakat müjdeci gelip de onu yüzüne sürünce; derhal gördü ve dedi ki: Ben, size Allah katından sizin bilmeyeceğinizi biliyorum, dememiş miydim?
Vaktâ ki müjdeci geldi, onu yüzünün üzerine koydu, hemen görücü haline döndü. Dedi ki: «Ben size dememiş mi idim ki, sizin Allah’tan bilmeyeceklerinizi ben bilirim?»
Hz. Yakub’un müjdeli haberi taşıyan oğlu gelip de gömleği babasının yüzüne sürünce, gözleri açılıverdi ve oğullarına «ben size Allah hakkında sizin bilmediklerinizi biliyorum demedim mi?» dedi.
Müjdeci gelip de gömleği Yâkub’un yüzüne sürünce gözleri açıldı ve:"Ben sizin bilmediklerinizi Allah tarafından vahiy yolu ile bilirim dememiş miydim?" dedi.