64. Yakub onlara, "Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir" dedi.
64. Yakub onlara, "Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir" dedi.
﴿٦٤﴾
Babaları dedi ki: ” Hiç ben onu size inanır mıyım? “ Âyette ver alan“ hel” kelimesi “ma “ (olumsuzluk) mânâsında kullanılmıştır. Meğer ki, bundan evvel kardeşini Yûsuf’u inandığım gibi ola. Siz de ona yapacağınızı yaptınız. Koruma bakımından Allah daha hayırlıdır. Hem O, acıyanların en acıyıcısıdır. Bu yüzden onu korumayı (bana) ihsan edeceğini ümit ederim. Âyette geçen “ hifzen“ Bir kırâate göre temyiz olarak ” hafızen“ şeklinde okunmuştur, “ Lillâhi Derruhu Farisen“ de olduğu gibi (Temyiz nekre olması gerekirken, müştak olarak gelmiştir).
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Daha önce kardeşi hakkında size güvendiğim gibi, şimdi onun hakkında size güvenir miyim? Ama Allah en iyi koruyandır, O merhamet edenlerin en merhametlisidir, dedi.
Babaları onlara şöyle dedi: Daha önceden öz kardeşi Yusuf hakkında size ne kadar güvendi isem bunun hakkında da o kadar güveniyorum. Size Yusuf hakkında güvendim, onu koruyacağınız hakkında söz verdiniz ve vaadinizi tutmadınız. Koruma vaadi hakkındaki vermiş olduğunuz söze güvenmiyorum. Benim güvenim Allah'adır. O, korumak istediği kimseyi koruyanların en hayırlısı ve rahmet etmek istediği kimseye rahmet edenlerin en merhametlisidir.
Ya'kub dedi ki: Daha önce kardeşi (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! (Ben onu sadece Allah'a emanet ediyorum); Allah en hayırlı koruyucudur. O, acıyanların en merhametlisidir.
Ya‘kūb dedi ki: “Daha önce kardeşi Yûsuf hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! En iyi koruyucu Allah’tır. O, acıyanların en merhametlisidir.”
(Babaları Yâkub A.S.) dedi ki: "-Bundan önce, kardeşi Yûsuf’u size emniyet ettiğim gibi, hiç onu size emniyet eder miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve o, merhamet edenlerin en merhametlisidir."
«aha once kardesini size emanet ettigim gibi, simdi onu emanet eder miyim? Ama Allah en iyi koruyandir, O merhametlilerin merhametlisidir» dedi.
Babaları, onlara: «Daha önce kardeşini size emânet ettiğim gibi, bunu da mı emânet edeyim ? Ama Allah en hayırlı koruyucudur ve O, merhamet edenlerin en çok merhamet edenidir,» dedi.
Babaları dedi ki: «Ben onu size nasıl emanet ederim? Ya bundan önce kardeşini emanet ettiğimde olan gibi olursa! En hayırlı koruyucu Allah’dır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.»
(Ya’kub) dedi: «Ben onu size inanır mıyım? Meğer ki daha evvel kardeşi (Yuusufu) inandığım gibi ola. Allah en hayırlı koruyucudur. O, esirgeyicilerin de esirgeyicisidir».
(Babaları Ya`kub) dedi ki: `Onun hakkında size (hiç) inanır mıyım? İllâ ki daha evvel kardeşi (Yûsuf) hakkında size güvendiğim gibi ola! (O vakit i`timâdımı boşa çıkardınız.) Fakat (bilirim ki, siz değil,) en hayırlı koruyucu Allah`dır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.`
Dedi ki: Daha önce kardeşinizi size ne kadar inandıysam, bunu da ancak o kadar inanırım. Ama Allah, koruyucuların en hayırlısıdır ve o, merhametlilerin en merhametlisidir.
(Hazreti Yâkub da) Dedi ki: «Onun hakkında size inanabilir miyim? Meğer ki evvelce kardeşi hakkında size emniyet ettiğim gibi ola. İmdi Allah Teâlâ’dır en hayırlı saklayıcı ve merhamet edenlerin en merhametlisi.»
Babaları Yakub dedi ki; «Daha önce kardeşi konusunda size duyduğum güvenin aynısını şimdi de onun hakkında mı size duyayım? En iyi koruyucu Allah’dır. O merhametlilerin merhametlisidir.»
Yâkub dedi ki: "Daha önce onun kardeşini size emanet ettiğim gibi bunu da size inanıp emânet edeyim, öyle mi? Ben size değil sadece Allah’a ısmarlarım.Çünkü en iyi koruyan Allah’tır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir."