24. Andolsun kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
24. Andolsun kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
﴿٢٤﴾
O kadın andolsun ona niyeti kurmuştu. Kadın onunla birleşmeye kesin olarak karar verdi, (belki Yûsuf da) onu kastetmiş gitmişti. Birleşmeyi kastetmişti. Rabbinin burhanını görmeseydi. Bu şartın cevabı elbette Yûsuf onunla cinsi münasebette bulunacaktı. İbn Abbâs (radıyallahü anh) der ki: “ (Babası) Ya'kûb'un sureti kendisine gösterildi de, babası Yûsuf’un göğsüne vurdu ve şehveti parmak uçlarından çıkıp gitti. İşte böylece biz, ondan fenalığı hainliği ve fuhşu zinayı gidermek için O'na deliligösterdik. Çünkü O, Tâatde ihlâsa erdirilmiş seçilmiş kullarımızdandır. Bir kırâatte “ muhlesin“ şeklinde lâm'ın fethası ile okunmuştur (Yani seçilmiş kullarımızdandı). Bir açıklama: Bazı kimseler fasıklardan birine dahi nisbet edilmesi uygun olmayan bu davranışı Hazret-i Yûsuf’a nisbet etmiştir. Bunlardan biri de Vâkıdî'dir. Birçok sapık görüşleri nakletmiştir. Kesinlikle Yûsuf (aleyhisselâm) bu işe niyet bile etmemiştir. Çünkü Âyet-in açık ifadesi şudur: Rabbinin delili olmasaydı, kadına yaklaşmaya niyet edecekti. Fakat delili görünce, kendisinden böyle bir niyet meydana gelmedi. Bazı kaynaklarda “selef ”e atfen nakledilen iftiralar ise, kesinlikle doğru değildir. Çünkü Selef böyle bir şeyi söylemez. Bkz. Fahruddin Razi Mefatihu'l Gayb.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kadın onunla (ilişki kurmaya) meyletmişti. Rabbinin burhanını görmeseydi Yusuf da ona meyledecekti. İşte ondan fuhşiyatı ve çirkinliği böylece engelledik. Çünkü O, bizim ihlaslı (seçilmiş) kullarımızdandı.
Kadın o kötü fiili işleyerek zina etmeyi arzuladı. Eğer Rabbinin onu bundan alıkoyan ve uzaklaştıran delillerini görmeseydi, Yusuf da bu kötü fiili yapmayı aklına getirmişti. İşte böylece biz, zinadan ve ihanet etmekten onu uzaklaştırmak için ona bu delili gösterdik. Şüphesiz Yusuf, bizim elçilik ve peygamberlik için seçtiklerimizdendi.
Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlâslı kullarımızdandı.
Kadın onu kesinlikle arzulamıştı; eğer rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadını arzulardı. Böylece onu, kötülükten ve ahlâksız bir iş yapmaktan uzak tutmak istedik. Şüphesiz o samimi kullarımızdandı.
Kadın, gerçekten ona niyyetlenmiş ve o da kadına niyyetlenmişti. Eğer Yûsuf, Rabbinin burhânını (ilâhî ihtar) görmemiş olsaydı, olacak olan olurdu. İşte biz, ondan fenalığı ve fuhşu gidermek için böyle yaparız. Çünkü o, bizim ihlâslı kullarımızdandır.
And olsun ki kadin Yusuf’a karsi istekli idi; Rabbin’den bir isaret gormeseydi Yusuf da onu isteyecekti. Iste ondan kotulugu ve fenaligi boylece engelledik. Dogrusu o bizim cok samimi kullarimizdandir.
And olsun ki kadın niyetini bozup onu kasdetmişti; eğer Rabbinden bir burhan (açık bir kanıt ve belge) görmemiş olsaydı, o da kadına (yönelmeye ya da ona hakaret etmeye) niyetlenmişti, işte biz böylece ondan kötülüğü ve hayâsızlığı çeviririz; çünkü o bizim gösterişten uzak ciddiyet ve samimiyete ermiş kullarımızdandı.
O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.
O (kadın), andolsun ona niyyeti kurmuştu. Eğer Rabbinin bürhanını görmemiş olsaydı (belki Yuusuf da) onu kasd etmiş gitmişdi. İşte biz ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf edelim diye böyle (bürhân gönderdik). Çünkü o, (taatde) ıhlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
Buna rağmen gerçekten (kadın) ona meyletmişti. Ve Rabbinin delîlini görmeseydi,(o da) ona meyletmişti. İşte (biz) kötülüğü ve fuhşu ondan uzaklaştıralım diye böyle(delîlimiz gösterilmiş) oldu. Muhakkak ki o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı.
Andolsun ki o, istekli idi. Eğer Rabbının burhanını görmemiş olsaydı; o da onu arzu etmiş gitmişti. İşte Biz, böylece ondan fenalığı ve fuhşu bertaraf ettik. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.
Ve hakikaten kadın O’na kasdetmişti. O da eğer Rabbinin bürhanını görmemiş olsa idi kadına kasdetmekte bulunacaktı. İşte O’ndan fena bir kasdi ve fuhşa atılmayı defedelim diye öyle (bürhanımız gösterilmiş) oldu. Muhakkak ki o, Bizim ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandır.
Kadının canı Yusuf’u istedi, Yusuf da ona karşı ilgi duydu. Eğer Rabbinin caydırıcı direktifi, gözlerinin önünde somutlaşmasaydı, kendini tutamazdı. Böylece biz Yusuf u kötülükten ve fuhuştan uzak tuttuk. O, hiç kuşkusuz, bize içten bağlı, seçkin bir kulumuzdu.
Doğrusu, hanım ona sahip olmayı iyice aklına koymuş ve buna yeltenmişti de. Eğer Rabbinin bürhanını görmeseydi o da kadına meyledecekti. İşte böylece Biz fenalığı ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için bürhanımızı gösterdik. Çünkü o, Bizim tam ihlasa erdirilmiş kullarımızdandı.