20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
20. O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz.(Yaptığı iyiliği) Ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
﴿٢٠﴾
Ancak, Lâkin bu işi, yüce Rabbinin rızası için, Allah'ın sevabını arzuladığı için yapmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sadece yüce Rabbinin yüzünü/rızasını arzular.
O kimse infak ettiği malıyla tüm canlıların üzerinde olan Rabbinin vechini isteyip, arzular.
Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Ancak yüce rabbinin rızâsını kazanmak için verir.
O, ancak yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir.
(19-20) O yaptigi iyiligi birinden karsilik gormek icin degil, ancak yuce Rabbinin hosnudlugunu gozeterek yapmistir.
Ancak karşılığını sırf o çok yüce Rabbın’dan bekleyerek yaptığı (iyilik) mükâfatlandırılır.
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
O, (bunu) sırf O çok yüce Rabbinin rızaasını aramak (için yapmışdır).
(O,) ancak, pek yüce Rabbisinin rızâsını kazanmak için (vermekte)dir.
Ancak yüce Rabbının hoşnudluğunu gözetmek içindir.
Ancak pek yüce olan Rabbinin rızasını aramak için (infakta bulunur).
Ancak yüce Rabbinin hoşnutluğunu gözeterek yapar.
Sadece ve sadece yüce Rabbini razı etmek ister.
Mekke döneminin hemen baslarinda gönderilen bu sûre, “leyl” yani geceye yeminle basladigi için bu adi almistir. 21 ayettir.