39. İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
39. İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
﴿٣٩﴾
İşte bugün haktır. Vukûu sabit ve gerçek olan gündür. Bu da Kıyâmet günüdür. Artık dileyen Rabbine varacak bir yol tutsun. O günün azâbından kurtulması için ibâdet ve Tâatıyla Allah'a yönelir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte bu, hak olan gündür. Dileyen Rabbine dönüş yolu tutar.
Size tarif edilen o gün, vuku bulacağı hususunda hiçbir şüphe olmayan bir gündür. Kim bu günde Allah’ın azabından kurtulmayı diliyorsa, Rabbini razı eden salih amellerden buna götüren bir yol edinsin.
İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
İşte bu, (geleceği) kesin olan gündür. O halde artık isteyen kendisini rabbine götürecek bir yol tutsun.
İşte bu kıyamet, çaresiz vuku bulacak gündür. Artık dileyen, Rabbine varacak bir yol edinsin, (iman edip itaatten ayrılmasın).
Iste gercek gun budur. Dileyen kimse, Rabbine goturecek bir yol benimser.
İşte hakk olan gün, budur. Arzu eden kimse Rabbına bir varış yolu edinsin !
İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
İşte bu, hak olan o gündür. O halde dileyen kişi Rabbine bir dönüş ve gidiş yeri edinsin.
İşte bu, o hak olan gündür. Artık dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.
İşte bu; hak gündür. Dileyen Rabbına doğru bir yol edinir.
İşte bu, o hak olan gündür, artık kim dilerse Rabbine sığınacak bir mahal edinsin.
işte gerçek gün budur. Dileyen kimse Rabbine götürecek bir yol benimser.
İşte bu, gerçekliği kesin olan gündür. Artık dileyen, Rabbine varan yolu tutar, O’na sığınır.
Mekke döneminin sonlarina dogru gönderilen bu sûre, adini ikinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “Nebe: Önemli haber, olay” kelimesinden almistir. 40 ayettir.