Şaban Piriş
Ve Kur'an'ı okumam da (emrolundu) Kim hidayete girerse, ancak kendisi için hidayete girmiş olur. Kim de saparsa, de ki:Ben ancak bir uyarıcıyım
Muhtasar Kur'an-ı Kerim Tefsiri
Ve insanlara Kur'an okumakla emrolundum. Kim onun hidayetiyle hidayet bulur ve içinde bulunanlarla amel ederse, onun hidayetinin faydası kendisi içindir. Doğru yoldan sapıp, bu kitabın içinde bulunan hayırdan yüz çeviren ve inkârda bulunan, getirdikleriyle amel etmeyen kimselere de şöyle de: "Hiç şüphesiz ben sadece sizi, Allah’ın azabına karşı uyaranlardan bir uyarıcıyım. Sizin hidayet bulmanız benim elimde değildir."
Diyanet Vakfı Meal
(De ki:) Ben ancak, bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine -ki O burayı dokunulmaz kılmıştır- kulluk etmekle emrolundum. Her şey de zaten O'na aittir. Bana müslümanlardan olmam ve Kur'an okumam emredildi. Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: Ben sadece uyarıcılardanım.
Kuran Yolu
De ki: "Bana, dokunulmaz kıldığı bu şehrin rabbine, yalnız O’na kulluk etmem emredildi; zaten her şey O’na aittir. Bir de bana müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi." Artık kim doğru yola gelirse yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."
Ali Fikri Yavuz
Kur’an okumamla da emr edildim. (Bu hususta bana) kim uyarsa, ancak kendi menfaatı için uyup iman eder. Kim de ayrılır küfrederse, de ki: "- Ben ancak cehennem azabından korkutanlardanım (vazifem yalnız tebliğ etmektir)."
Bekir Sadak
(91-92) De ki: «Ben, yalniz her seyin sahibi olan ve bu kutlu kilinmis sehrin Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Muslumanlardan olmakla ve Kuran okumakla emrolundum.» Kim dogru yolu bulmussa, yalniz kendisi icin bulmus olur, kim sapitmissa kendine etmis olur. De ki: «Ben sadece, uyaranlardan biriyim.»
Celal Yıldırım
Ben ancak hürmete lâyık gördüğü bu şehrin (Mekke’nin) Rabbına ibâdetle emrolundum. Her şey O’na aittir ve ben Müslümanlardan olmakla, Kur’ân okumakla da emrolundum. Artık kim doğru yolu bulup seçerse, o ancak kendi lehine bulmuş olur; kim de sapıtırsa, de ki: Ben ancak (kötü ve tehlikeli sonucu haber veren) uyarıcılardanım.
Elmalılı Hamdi Yazır
«Ve Kur’ân’ı okumam emredildi.» Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: «Ben sadece uyarıcılardanım.»
Hasan Basri Çantay
«Ve Kur’an okumamla (emr olundum). Kim doğru yolu bulursa o yolu kendi fâidesine bulmuş olur. Kim de saparsa (ona) de ki: «Ben sâdece fena hareketlerin korkunç aakıbetini haber verenlerdenim».
Hayrat Neşriyat
(91-92) (Ey Resûlüm! De ki:) `(Ben) ancak, (Allah`ın) haram (ve emîn) kıldığı bu şehrin (Mekke`nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum; herşey ise O`nundur. Ve (ben)Müslümanlardan olmakla, hem (size) Kur`ân okumakla emrolundum.` O hâlde kim hidâyete gelirse, artık ancak kendisi için hidâyete gelmiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde (onlara) de ki: `Ben ancak (Allah`ın azâbını haber vermekle) korkutucu olanlardanım.`
İbn-i Kesir
Ve Kur’an okumakla da. Kim hidayete ererse; yalnız kendisi için ermiş olur. Kim de sapıtırsa; de ki: Ben, sadece uyaranlardanım.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve emrolundum ki, Kur’an’ı tilâvet edeyim. İmdi her kim hidâyete ererse kendisi için hidâyete ermiş olur ve kim de dalâlete düşerse artık de ki: «Ben ancak azab-ı ilâhiyi haber verenlerdenim.»
Seyyid Kutub
Bana bir de Kur’an okumam emredildi. Kim doğru yola gelirse kendi iyiliği için doğru yola gelmiş olur. Kim eğri yola saparsa de ki; ben sadece bir uyarıcıyım.
Suat Yıldırım
(91-92) De ki: Bana bu beldeyi muhterem ve mukaddes kılan ve her şey Kendisine ait olan Allah’a, yalnız O’na ibadet etmem emredildi. Keza bana Allah’a teslim olanların ilki olmam ve Kur’ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa de ki: "Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim."