3. Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
3. Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
﴿٣﴾
ki, onlar namazı en mükemmel bir şekilde dosdoğru kılarlar. Zekâtı verirler. Âhirete de yakinen inanırlar. Âhiretin varlığını delillere bakmak suretiyle bilirler
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar, namazı ikame ederler, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.
Namazlarını en güzel bir şekilde tam olarak kılarlar, mallarının zekâtını verilmesi gereken yerlere verirler ve onlar ahirete olan sevaba ve cezaya kesin olarak iman ederler.
Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Namazı kılan, zekâtı veren ve âhirete kesin bir şekilde iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
O müminler ki, namazı gereği üzere kılarlar, zekâtı verirler; âhireti ancak bunlar hakkıyla tasdik ederler.
(2-3) Bunlar, namaz kilan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan muminlere dogruluk rehberi ve mujdedir.
O mü’minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Âhiret’e kesinlikle inanırlar.
Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.
(öyle mü’minler) ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete kat’î kanaat edinenlerin de ta kendileridir.
(O mü`minler) o kimselerdir ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete gerçekten kat`î olarak inanırlar.
Onlar ki; namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de yakınen inanırlar.
Öyle (mü’min) kimseler ki namazı doğruca kılarlar ve zekâtı verirler ve onlar ahirete de (evet onlar) kat’i surette inanırlar.
Onlar namaz kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete kesinlikle inanırlar.
O müminler ki namazı hakkıyla ifa eder, zekâtı verir ve âhirete kesin olarak iman ederler.