35. "Ben onlara bir hediye gönderip elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım."
35. "Ben onlara bir hediye gönderip elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım."
﴿٣٥﴾
Ben onlara bir hediye göndereyim de resûller ne ile dönecek? Hediye kabul mü, yoksa red mi edilecek bakayım. Eğer o bir kral ise hediyeyi kabul edecek. Yoksa o bir peygamber ise kabul etmeyecek. Bunun üzerine Belkıs (Hazret-i Süleyman'a) yarı yarıya erkek ve kadın olarak bin tane hizmetçi, beş yüz tane altından kerpiç, mücevheratla süslenmiş bir taç, misk-i anber ve başka çeşit hediyeleri bir mektupla birlikte elçi ile gönderdi. Hüdhüd durumu haber vermek üzere çabucak Süleyman (aleyhisselâm)'a doğru koştu. Bunun üzerine Süleyman (aleyhisselâm) altından ve gümüşten kerpiçlerin dökülüp, kendi bulunduğu yerden dokuz fersah mesafeye kadar büyük bir alana serilmelerini, çevresinde cinlerin altın ve gümüşten yüksek bir duvar yapmalarını ve o alanın sağında ve solunda cinlerin çocukları ile birlikte kara ve deniz hayvanlarının en güzellerinin getirilmesini emreder.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ben, onlara bir hediye göndereceğim, bakalım elçiler neyle geri dönecekler?
"Şüphesiz ben bu mektubun sahibine ve kavmine bir hediye göndereceğim. Elçilerin bu hediyeden sonra ne haberle döneceklerine bakacağım."
Ben (şimdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne (gibi bir sonuç) ile dönecekler.
Ben bunlara bir hediye göndereceğim, sonra bakacağım elçiler ne ile dönecekler?”
Ben onlara (Süleyman’a) bir (heyetle) hediye göndereyim de bakayım, elçiler ne ile dönecekler (hediyem kabul mü edilecek, yoksa red mi edilecek)?" () Dikkat! Secde âyetidir.
(34-35) Melike: «Dogrusu hukumdarlar bir sehre girdikleri zaman orasini bozarlar, onurlu kimselerini asagilik yaparlar. Iste boyle davranirlar. Ben onlara bir hediye gondereyim de, elcilerin ne ile doneceklerine bakayim» dedi.
«Doğrusu ben onlara bir he diye göndereyim de elçilerin ne (haber) ile döneceğine bir bakayım» dedi.
«Ben (şimdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne (gibi bir sonuç) ile dönecekler.»
«Ben onlara bir hediyye göndereyim de elçiler ne (cevab) ile dönecek, bakayım».
`Doğrusu ben ise, onlara bir hediye gönderen (önce iyilikle mukabele eden), daha sonra o elçilerin ne ile (nasıl bir netîce ile) döneceğine bakan (ve artık ona göre hareket edecek olan) bir kimseyim.`
Ben, onlara bir hediyye göndereyim de elçilerin ne ile döneceklerine bakayım.
«Ve muhakkak ki, ben onlara bir hediye ile (bir heyet) göndereceğim, artık gönderilenlerin ne ile dönüp geleceklerine bakacağım.»
Şimdi ben onlara bir hediye göndereceğim ve elçilerimin nasıl bir cevapla döneceklerini göreceğim.
Bunun içindir ki, ben şimdi onlara bir hediye gönderip elçilerimin ne gibi bir cevap getireceklerini bekleyeceğim."