7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
﴿٧﴾
Ve Allah'a îman edenlere yapacaklarına -ki, o da îmanlarından dönmedikleri taktirde ateşe atarak onları işkenceye tâbi tutmaktır- şahid oluyorlardı. Hazır bulunuyorlardı. Rivayete göre, Allahü teâlâ ; ateşe atılan mü'minleri daha ateşe varmadan ruhlarını kabzetmek suretiyle kurtarmış ve yaktıkları ateş orada bulunanlara doğru genişleyerek onları yakıvermiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Müminlere yaptıklarını seyretmekteler.
Orada hazır bulunarak, Müminlere yapılan işkence ve kötü muameleyi seyretmekte idiler.
Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ve müminlere yaptıklarına, (onları yakmalarına) şahid bulunuyorlardı.
(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!
Onlar, mü’minlere yaptıklarına şâhid oluyorlardı.
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Onlar (Allaha) îman edenlere yapacakları (işkenceler) hususunda (hükümdarları nezdinde) şâhidlik edeceklerdi.
(6-7) O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü`minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!
Mü’minlere yaptıklarını seyretmekteydiler.
(7-8) Ve onlar, mü’minlere yapar olduklarını seyrediciler idi. Ve bunlardan intikam almaları da, bunların azîz, hamîd olan Allah’a imân etmiş olmalarından başka bir şey için değildi.
Müminlere yaptıkları işkenceleri seyrediyorlardı.
(6-7) Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.