10. Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
10. Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
﴿١٠﴾
Hiç şüphe yok ki, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara ateşte yakarak işkence yapıp, sonra tevbe etmeyenler var ya! İşte onlar için küfretmeleri sebebiyle yakıcı bir azap vardır. Yani âhirette, mü'minleri yakmış olmalarının azâbı vardır. Bu azâbın dünyada iken gerçekleştiği de söylenmiştir. Şöyle ki, -Yukarıda da açıklandığı üzere yaktıkları ateş etrafa doğru genişlemiş ve kendilerini yakıvermiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Erkek ve kadın mü’minleri ateşe atıp, sonra da tevbe etmeyenlere, onlara Cehennem azabı vardır. Onlara yakıcı azap vardır.
Mümin erkek ve kadınlara; onları bir olan Allah’a iman etmekten döndürmek için ateşle işkence edip, sonra da günahlarından Allah’a tövbe etmeyenler için kıyamet günü cehennem azabı vardır. Müminleri ateşte yakmalarının bir karşılığı olarak onları yakacak olan ateşin azabı vardır.
Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.
Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de sonra tövbe etmeyenler var ya, işte onları cehennem azabı, yakıcı azap beklemektedir.
Muhakkak ki, mümin erkeklerle mümin kadınlara eziyet edenler, sonra da tevbe etmiyenler (var ya), işte onlara cehennem azabı var ve onlara yangın azabı var...
Ama inanmis erkek ve kadinlara iskence ederek onlari dinlerinden cevirmege ugrasanlar, eger tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabi vardir. Yakici azap da onlaradir.
O kimseler ki, inanan erkek ve kadınlara (dinlerinden dönmeleri için) işkencede bulundular, sonra da (bu yaptıklarından dolayı) tövbe etmediler ; onlar için Cehennem azabı vardır; o çok yakıcı azâb onlar içindir
İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
Hakıykat, erkek mü’minlerle kadın mü’minleri belâye uğratanlar, sonra da tevbe etmeyenler (yok mu?) onlar için cehennem azâbı vardır, onlar için bir de yangın azâbı.
Şübhesiz ki mü`min erkeklere ve mü`min kadınlara (îmanlarından vazgeçmeleri için) işkence edip de, sonra (yaptıklarına) tevbe etmeyenler yok mu, işte onlar için Cehennem azâbı vardır, hem onlar için (bu dünyada da) yangın azâbı vardır (ki o ateş, kendilerini de yakmıştır)!
Şüphesiz ki mü’min erkekleri ve mü’min kadınları belaya uğratanlar sonra da tevbe etmemiş olanlar, işte onlar için cehennem azabı vardır. Ve yakıcı azab da onlaradır.
Muhakkak o kimseler ki, mü’minleri ve mü’mineleri belaya düşürmüşlerdir, sonra da tevbe etmemişlerdir. Artık onlar için cehennem azabı ve onlar için yangın azabı vardır.
İnanmış erkek ve kadınlara işkence edip, sonra yaptıklarına tevbe etmeyenler, var ya. Şüphesiz onlar için cehennem azabı vardır. Yakıp kavuran azap ta onlaradır,
Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de, sonra tövbe etmeyenler var ya. İşte onlara cehennem azabı var, yangın azabı var.
Mekke döneminin baslarinda, kâfirlerin müminlere baski ve eziyetlerinin basladigi bir dönemde indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve evrendeki mükemmel sisteme isâret eden “Burûc: Burçlar, yörüngeler, galaksiler” kelimesinden almistir. 22 ayettir.